Burun tıkanıklığı çoğu zaman alerji veya mevsimsel rahatsızlıklara bağlansa da, uzun süre devam eden şikâyetlerin altında septum deviasyonu olarak bilinen burun eğriliği yatabiliyor. Uzmanlara göre toplumda oldukça yaygın görülen bu durum yalnızca nefes almayı zorlaştırmakla kalmıyor; horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi önemli sağlık sorunlarının gelişmesine de zemin hazırlayabiliyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, özellikle gece burundan rahat nefes alamayan kişilerin şikâyetlerini önemsemesi gerektiğini belirterek, tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve Tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekti.
Burun eğriliği horlamaya neden olur mu?
Septum deviasyonu, burun boşluğunu ikiye ayıran kıkırdak ve kemik yapının bir tarafa doğru eğilmesi sonucu ortaya çıkıyor. Bu eğrilik hava akışını zorlaştırarak kişinin burundan rahat nefes almasını engelleyebiliyor.
Doç. Dr. Ceyhun Aksakal'a göre yaklaşık her 10 kişiden 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliği bulunuyor. Bazı kişiler bu durumu fark etmeden yaşamını sürdürürken, bazı hastalarda burun tıkanıklığı belirgin hale geliyor.
Burundan yeterli hava geçmediğinde kişi uyku sırasında ağızdan nefes almaya başlıyor. Ağızdan geçen hava ise küçük dil ve yumuşak damakta titreşim oluşturarak horlamaya neden olabiliyor. Bu nedenle burun tıkanıklığı, horlamanın önemli nedenleri arasında gösteriliyor.
Burun eğriliği uyku apnesini tetikler mi?
Uzmanlara göre burun eğriliği tek başına her hastada uyku apnesine neden olmasa da önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Burun eğriliğine burun eti büyümesi gibi ek sorunlar da eşlik ettiğinde hava yolu daha fazla daralabiliyor. Bu durum, gece boyunca solunumun kısa sürelerle durmasına yani obstrüktif uyku apnesine zemin hazırlayabiliyor.
Tedavi edilmeyen uyku apnesi ise zamanla kandaki oksijen seviyesini düşürerek kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabiliyor.
Burun eğriliği hangi belirtileri verir?
Septum deviasyonu her hastada aynı belirtileri göstermeyebiliyor. Eğriliğin derecesine göre şikâyetlerin şiddeti de değişebiliyor.
En sık görülen belirtiler arasında şunlar yer alıyor:
Sürekli veya tekrarlayan burun tıkanıklığı
Burundan rahat nefes alamama
Gece horlama
Ağız açık uyuma
Sabah boğaz kuruluğu
Sık farenjit
Sabah yorgun uyanma
Gün içinde uyku hali
Dikkat dağınıklığı
Uzmanlar, özellikle uzun süredir devam eden burun tıkanıklığıyla birlikte horlama şikâyeti bulunan kişilerin Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmasını öneriyor.
Burun eğriliği nasıl tedavi edilir?
Tedavi planı, hastanın şikâyetlerine ve burundaki eğriliğin derecesine göre belirleniyor.
Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, septoplasti adı verilen burun eğriliği ameliyatının birçok hastada nefes alma kalitesini belirgin şekilde artırdığını belirtiyor.
Başarılı bir ameliyat sonrasında burun tıkanıklığının azalmasıyla birlikte horlamada azalma ve uyku kalitesinde iyileşme görülebiliyor.
Ancak uzmanlar, horlamanın tek nedeninin burun eğriliği olmadığını; boğaz yapısı, bademcikler, dil kökü ve çene anatomisinin de ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uyku apnesi şüphesinde hangi testler yapılıyor?
Şiddetli horlama, uykuda nefes durması, boğulma hissiyle uyanma, gündüz aşırı uyku hali ve dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerde polisomnografi olarak bilinen uyku testi öneriliyor.
Bu test sayesinde gece boyunca solunum, oksijen seviyesi, kalp ritmi ve uyku evreleri ayrıntılı şekilde kayıt altına alınıyor. Böylece uyku apnesinin derecesi belirlenerek en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.
Gerekli görülen hastalarda endoskopik değerlendirme ve uyku endoskopisi gibi ileri inceleme yöntemlerinden de yararlanılabiliyor.
Tedavi edilmeyen uyku apnesi hangi sorunlara yol açabilir?
Uzmanlara göre tedavi edilmeyen uyku apnesi yalnızca uyku kalitesini bozmakla kalmıyor.
Uzun süre devam eden uyku apnesi;
- Yüksek tansiyon,
- Kalp krizi,
- Kalp yetmezliği,
- Kalp ritim bozuklukları,
- Tip 2 diyabet,
- Dikkat eksikliği,
- Kronik yorgunluk,
- Depresyon,
- Anksiyete
gibi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabiliyor.
Bu nedenle özellikle horlamaya nefes durmalarının eşlik ettiği durumlarda erken tanının büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlardan burun tıkanıklığı uyarısı
Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, uzun süre devam eden burun tıkanıklığının yalnızca alerji veya enfeksiyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Uzman isim, septum deviasyonu, burun eti büyümesi, polip ve diğer hava yolu problemlerinin mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek, erken teşhis sayesinde hem horlama ve uyku kalitesinin iyileştirilebildiğini hem de uyku apnesine bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarının önlenebildiğini ifade ediyor. Burundan rahat nefes almayı engelleyen şikâyetlerin ihmal edilmemesi ve gerekli durumlarda uzman değerlendirmesine başvurulması öneriliyor.