Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Çocuğunuzun eski röntgenlerine bir kez daha bakın: Skolyoz sessizce ilerliyor olabilir

Çocuğunuzun eski röntgenlerine bir kez daha bakın: Skolyoz sessizce ilerliyor olabilir

Çocuklarda ve ergenlerde omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz, genellikle sinsi bir şekilde ilerlediği için aileler tarafından geç fark edilebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç.

Uzmanlar, çocukluk ve ergenlik döneminde ağrısız seyreden skolyozun erken teşhisinde, e-Nabız sistemindeki eski akciğer ve karın filmlerinin kritik birer ipucu taşıyabileceğini vurguluyor.

Çocuklarda ve ergenlerde omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz, genellikle sinsi bir şekilde ilerlediği için aileler tarafından geç fark edilebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kadir Abul, bu durumun önüne geçmek için dijital sağlık kayıtlarının önemine dikkat çekiyor.

Geçmişe dönük tarama hayat kurtarıyor

Skolyozun her zaman çocukluk döneminde belirginleşmediğini belirten Doç. Dr. Abul, özellikle ergenlikteki hızlı büyüme ataklarının eğriliği tetiklediğini ifade ediyor. Ailelerin "daha önce hiçbir sorun yoktu" yanılgısına düşebileceğini hatırlatan uzman, e-Nabız üzerinden geçmişte başka şikayetler için çekilmiş akciğer veya karın grafilerinin yeniden incelenmesinin, hastalığın başlangıç evresini tespit etmek adına altın değerinde olduğunu belirtiyor.

Fiziksel değişimleri göz ardı etmeyin

Skolyozun en büyük yanıltıcı özelliğinin ağrısız ilerlemesi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Abul, ailelere şu uyarılarda bulunuyor: "Çocuğun omuz seviyelerindeki eşitsizlik, kürek kemiklerinden birinin dışa çıkık durması, bel oyuntusundaki asimetri veya gövdenin yana kayması gibi detaylar, skolyozun habercisi olabilir. Ergenlik döneminde çocukların mahremiyet alanlarının genişlemesi, bu tür fiziksel değişimlerin aileler tarafından fark edilmesini zorlaştırıyor."

Hızlı büyüme dönemi risk faktörü

Çocuğun boyunun birkaç ay içinde hızla uzadığı dönemlerin omurga sağlığı açısından en kritik zaman dilimi olduğunu belirten Abul, bu süreçte eğriliğin de omurga ile birlikte hızla artabileceğine dikkat çekiyor. Erken teşhisin, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan korse ve takip yöntemiyle tedavi şansını artırdığını ifade ediyor.

Korse tedavisinde başarı anahtarı: İstikrar

Korse tedavisinin her hasta için uygun olmadığını, ancak doğru vakalarda ilerlemeyi durdurmak için çok etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Abul, tedavi başarısının hasta uyumuna bağlı olduğunu vurguluyor. Ergenlik dönemindeki çocukların sosyal ve psikolojik süreçlerinin korse kullanımını zorlaştırabileceğini ifade eden uzman, ailelerin bu süreçte baskıcı değil, destekleyici bir tutum sergilemeleri gerektiğinin altını çiziyor.

Evde basit gözlem nasıl yapılır?

Ailelerin evde uygulayabileceği basit bir yöntemle farkındalık yaratabileceklerini belirten Doç. Dr. Abul, "Çocuğunuz dizlerini kırmadan öne doğru eğildiğinde, sırt bölgesinde bir tarafın diğerinden daha yüksekte durması veya kaburga çıkıntısı oluşması durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Evdeki gözlemler tanı koydurmaz ancak erken teşhis için bir uyarı niteliğindedir" diyerek sözlerini tamamladı.