DEHB sadece bir odaklanma sorunu mu? 11 bin kişilik uzun soluklu araştırma, çocukluk döneminde görülen dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerinin orta yaşta diyabet, migren ve kanser riskiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu. University College London ve Liverpool Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada yaklaşık 11 bin kişi 36 yıl boyunca takip edildi. Elde edilen veriler, 10 yaşında yoğun DEHB belirtisi gösteren çocukların 40’lı yaşlarda daha fazla kronik hastalıkla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
DEHB Sadece Bir Odaklanma Sorunu mu? 11 Bin Kişilik Araştırma Ne Diyor?
Araştırma, 1970 doğumlu 10 bin 930 kişinin yer aldığı İngiliz Kohort Çalışması verilerine dayanıyor. Katılımcıların 10 yaşındaki davranışları ebeveyn ve öğretmen anketleriyle değerlendirildi. Aynı bireyler 46 yaşına geldiklerinde fiziksel sağlık durumları ayrıntılı şekilde incelendi.
Sonuçlar çarpıcı. Çocuklukta yoğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri gösteren bireylerin orta yaşta en az iki kronik hastalığa sahip olma ihtimali yüzde 14 daha yüksek çıktı. Yüksek belirti grubundakilerin yüzde 42’si 46 yaşına geldiklerinde birden fazla fiziksel sağlık sorunu yaşıyor. Düşük belirti grubunda ise bu oran yüzde 37 seviyesinde kaldı.
Bilim insanlarına göre DEHB, yalnızca okul başarısını veya davranışsal uyumu etkileyen bir tablo değil; uzun vadede genel sağlık üzerinde de belirleyici rol oynayabiliyor.
Çocuklukta Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Orta Yaşta Diyabet, Migren ve Kanser Riskini Nasıl Artırıyor?
Araştırmada özellikle migren, kronik sırt ağrısı, diyabet, epilepsi ve bazı kanser türlerinde risk artışı gözlendi. Bu durumun tek bir nedene bağlı olmadığı vurgulanıyor.
Profesör Joshua Stott’a göre tablo hem biyolojik hem de sosyal faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor. Dürtü kontrolündeki zorluklar, DEHB olan bireylerde sigara kullanımı ve yüksek vücut kitle indeksi oranlarını artırabiliyor. Bu iki unsur da ilerleyen yaşlarda diyabet ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik rahatsızlık için risk faktörü oluşturuyor.
Ayrıca sosyal dışlanma, akademik zorluklar ve stresli yaşam olayları da psikolojik yükü artırıyor. Uzun süreli stresin bağışıklık sistemi ve metabolizma üzerindeki etkisi, fiziksel hastalıklara zemin hazırlayabiliyor.
11 Bin Kişinin 36 Yıllık Takibinde Hangi Sağlık Sorunları Öne Çıktı?
36 yıl boyunca adım adım izlenen katılımcıların sağlık karnesi, DEHB belirtilerinin uzun vadeli etkisini net şekilde ortaya koydu. Yüksek belirti grubunda:
Birden fazla kronik hastalık oranı daha yüksek.
Migren ve kronik ağrı şikayetleri belirgin şekilde artmış durumda.
Diyabet görülme sıklığı dikkat çekici düzeyde.
Fiziksel engellilik riski daha fazla.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise cinsiyet farkı oldu. DEHB kaynaklı fiziksel engellilik riskinin kadınlarda erkeklere kıyasla daha güçlü bir bağ gösterdiği saptandı. Bu durum, kadınların tanı ve destek süreçlerinde daha fazla zorluk yaşayabileceğine işaret ediyor.
DEHB Vücudu Neden Uzun Vadede Etkiliyor? Uzmanlardan Açıklama
Uzmanlara göre dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireyler, düzenli sağlık kontrollerini sürdürme konusunda da daha fazla güçlük yaşayabiliyor. Randevu takibi, ilaç düzeni ve uzun vadeli sağlık planlaması gibi konularda yaşanan aksaklıklar, erken teşhis fırsatlarını azaltabiliyor.
Bunun yanı sıra sağlıksız beslenme alışkanlıkları, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam tarzı da tabloyu ağırlaştırabiliyor. Özellikle dürtüsellik eğilimi, anlık ödül mekanizmasını öne çıkararak uzun vadeli sağlık hedeflerinin geri planda kalmasına neden olabiliyor.
Araştırmanın başyazarı Dr. Amber John ise bu sonuçların kesin bir kader anlamına gelmediğini vurguluyor. John’a göre DEHB olan birçok birey uzun ve sağlıklı bir yaşam sürüyor. Asıl sorun, tanı eksikliği ve orta yaş sonrasında yetersiz destek mekanizmaları.
DEHB Tanısı Alan Çocuklar İçin Erken Destek Neden Kritik?
Uzmanlar, erken tanı ve uygun destek programlarının uzun vadeli sağlık risklerini azaltabileceğini belirtiyor. Davranışsal terapi, eğitim desteği ve yaşam tarzı düzenlemeleri, yalnızca akademik başarıyı değil, ilerleyen yaşlardaki fiziksel sağlığı da olumlu etkileyebiliyor.
Sağlık sistemlerinin DEHB olan bireyler için daha erişilebilir tarama programları geliştirmesi gerektiği ifade ediliyor. Orta yaş döneminde düzenli check-up, metabolik takip ve psikolojik destek, olası kronik hastalık risklerini azaltmada önemli rol oynayabiliyor.
Araştırma, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin yalnızca bir “odaklanma sorunu” olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Çocuklukta başlayan belirtilerin, 40’lı yaşlardaki sağlık tablosunu şekillendirebileceği bilimsel verilerle desteklenmiş durumda.