Sürekli halsizlik, çarpıntı, nefes darlığı ve dikkat dağınıklığı yaşayan birçok kişi bu şikayetleri yoğun yaşam temposuna ya da strese bağlıyor. Ancak uzmanlara göre bu belirtiler, toplumda yaygın görülen ancak çoğu zaman fark edilmeyen demir eksikliğinin habercisi olabilir. Özellikle kadınlarda daha sık görülen bu durum, erken teşhis edildiğinde uygun tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.
Medipol Üniversitesi Vatan Kliniği İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sevda Yılmaz, demir eksikliğinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü belirterek, uzun süre devam eden halsizlik ve yorgunluğun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman isim, basit kan testleriyle tanı konulabilen demir eksikliğinde asıl önemli noktanın, eksikliğe neden olan sağlık sorununun belirlenmesi olduğuna dikkat çekti.
Demir eksikliği belirtileri nelerdir?
Demir, kandaki hemoglobinin temel yapı taşlarından biri olarak oksijenin dokulara taşınmasını sağlıyor. Vücuttaki demir depolarının azalmasıyla birlikte hücreler yeterli oksijen alamıyor ve bu durum farklı belirtilerle kendini gösteriyor.
Uzmanlara göre demir eksikliğinin en sık görülen belirtileri arasında sürekli halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü yer alıyor. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.
Halsizlik neden geçmez?
Uzun süre devam eden halsizlik her zaman yoğun çalışma temposundan ya da uykusuzluktan kaynaklanmayabiliyor. Demir eksikliği nedeniyle dokuların yeterince oksijen alamaması, kişinin kendini sürekli yorgun hissetmesine neden olabiliyor.
Uzm. Dr. Sevda Yılmaz, birçok hastanın bu belirtileri yaşa veya strese bağladığını ancak altta yatan nedenin çoğu zaman tedavi edilebilir bir demir eksikliği olduğunu belirtiyor. Bu nedenle geçmeyen halsizlik şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Kadınlarda demir eksikliği neden daha sık görülür?
Demir eksikliği, özellikle kadınlarda erkeklere göre daha sık görülüyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri yoğun ve düzensiz adet kanamaları nedeniyle yaşanan demir kaybı.
Kadınlarda demir eksikliği tespit edildiğinde yalnızca kan değerlerinin değerlendirilmesi yeterli görülmüyor. Gerekli durumlarda kadın hastalıkları açısından da inceleme yapılması, tedavinin kalıcı olması açısından önem taşıyor. Gebelik ve emzirme döneminde artan demir ihtiyacı da kadınlarda riskin yükselmesine neden olabiliyor.
Demir eksikliğinin altında başka hastalıklar olabilir mi?
Uzmanlar, demir eksikliğinin yalnızca yetersiz beslenmeye bağlı gelişmediğini belirtiyor. Bazı hastalarda mide ve bağırsak sistemindeki gizli kanamalar da demir depolarının azalmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle nedeni belirlenemeyen demir eksikliği vakalarında mide ve bağırsak sistemi ayrıntılı şekilde değerlendiriliyor. Gerekli görülen hastalarda endoskopik incelemeler yapılarak altta yatan hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor.
Demir eksikliği nasıl tedavi edilir?
Demir eksikliği tedavisi, hastalığın nedenine ve eksikliğin derecesine göre planlanıyor. Hafif vakalarda ağızdan kullanılan demir ilaçları yeterli olurken, bazı hastalarda damar yoluyla uygulanan demir tedavisi tercih edilebiliyor.
Uzmanlar, sadece demir takviyesi kullanmanın kalıcı çözüm sağlamayacağını, eksikliğe neden olan sağlık sorununun da mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu yaklaşım sayesinde demir seviyeleri normale dönerken hastalığın tekrar etme riski de azaltılıyor.
Uzmanlardan demir eksikliği uyarısı
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sevda Yılmaz, demir eksikliği anemisinin basit kan testleriyle kolayca teşhis edilebildiğini belirterek, uzun süredir devam eden halsizlik, çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtileri olan kişilerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uzman isim, doğru tanı ve uygun tedavi sonrasında hastaların enerji seviyelerinde belirgin artış yaşandığını, yaşam kalitelerinin yükseldiğini belirterek özellikle kadınlarda sık görülen demir eksikliğinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bu nedenle sürekli yorgunluk hisseden kişilerin şikayetlerini yalnızca strese bağlamak yerine uzman değerlendirmesinden geçmeleri öneriliyor.