Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, sağlık hizmetlerinde çevreci dönüşümü başlatarak hemodiyaliz süreçlerinde yaşanan ciddi su kaybını geri kazanım sistemiyle ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Sağlık sektörü, bir yandan hayat kurtarırken diğer yandan yüksek enerji ve su tüketimiyle çevresel ayak izini büyütmeye devam ediyor. Bu paradoksu aşmak isteyen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi, özellikle diyaliz hastalarının tedavisinde kullanılan suyun israfını önlemek için kritik bir projeye imza attı.
Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi ile diyaliz cihazlarından çıkan atık sular, artık doğrudan kanalizasyona gitmek yerine ham su tanklarına entegre edilerek sisteme geri kazandırılıyor. Bu yöntemle hem su kaynakları korunuyor hem de sağlık merkezlerinin karbon ayak izi belirgin şekilde düşürülüyor.
Sağlıkta Yeşil Dönüşüm Zorunluluk Haline Geldi
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan BEUN Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Dr. Yasin Öztürk, iklim krizinin artık doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. 1990’lardan bu yana sağlık alanında artan ekolojik farkındalığın artık somut projelere dönüşmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Yeşil Tedavi" kavramının modern tıbbın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiğini savundu.
Dr. Öztürk, "Hastalarımızı tedavi ederken farkında olmadan iklim krizini tetikleyen faaliyetlerin içinde yer alabiliyoruz. Bu döngüyü kırmak adına başlattığımız geri kazanım sistemi, döngüsel sağlık hizmetlerinin en somut örneklerinden biri oldu" değerlendirmesinde bulundu.
Sıfır Atık Hedefinde Üniversite Vizyonu
Projenin başarısı, sadece teknik bir iyileştirmeyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda üniversitenin genel çevre vizyonuyla da örtüşüyor. Eren Enerji çevre mühendisleri ve Genç TEMA Topluluğu gibi paydaşların da destek verdiği çalışma, BEUN’ün UI GreenMetric dünya sıralamasındaki başarısını perçinliyor.
Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde "Yeşil Kampüs" kimliğini güçlendiren üniversite, Türkiye’nin bu alandaki öncü kurumları arasında yer alıyor. Dr. Öztürk, "Artık sadece hastalarımızın sağlığını değil, onların yaşayacağı dünyanın geleceğini de korumakla yükümlüyüz. Sağlıklı bir toplum için sağlıklı bir çevre şart" diyerek sözlerini noktaladı.
Bu çevreci hamle, 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve 1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası kapsamında düzenlenecek özel bir sempozyumla sağlık camiasına detaylı bir şekilde tanıtılacak.