Televizyon dizilerinde hukuki süreçleri devre dışı bırakan ve adaleti bireysel silahlanma yoluyla sağlayan mafya karakterlerinin, çocukların özdeşim kurma süreçlerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Sosyal öğrenme kuramları çerçevesinde yapılan analizde, ekranda sergilenen şiddet eylemlerinin ve silah kullanımının gençler tarafından birer "çatışma çözme yöntemi" olarak benimsendiği kaydedildi. Özellikle kamu görevlisi çocuklarının babalarına ait silahlara erişim sağlaması, evdeki otorite figürü ile ekrandaki "güçlü erkek" imajının tehlikeli bir birleşimi olarak tanımlandı.
Ayna Nöronlar ve Duygusal Duyarsızlaşma
Sürekli şiddet görsellerine maruz kalmanın beyindeki duygusal tepki merkezlerinde duyarsızlaşmaya yol açtığı vurgulandı. Klinik Psikolog Hatice Keltek, ayna nöronlar aracılığıyla insanların izledikleri eylemleri zihinlerinde prova ettiklerini belirtti. Prime-time kuşaklarında silah kullanarak itibar kazanan karakterlerin "kahraman" olarak sunulmasının, şiddetin normalleşmesine ve bu eylemlerin gerçek hayata, özellikle okul ortamlarına taşınmasına zemin hazırladığı aktarıldı.
İçerik Filtreleme ve Ekran Diyeti Gerekliliği
Yaşanan trajik olayların ardından ailelere ve yetkililere yönelik "Ekran Diyeti" çağrısı yapıldı. Bu uygulamanın sadece ekran süresini kısıtlamakla kalmayıp, içeriğin estetik ve insani değerler üzerinden filtrelenmesini de kapsadığı ifade edildi. Çocuk ve ergenlerin şiddeti romantize eden yapımlardan uzak tutulması gerektiği, dizilerde sunulan mafya hiyerarşisinin bir statü göstergesi olarak pazarlanmasının önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.
Şiddetle Mücadele İçin Dört Adımlı Eylem Planı
Toplumsal güvenliğin tesisi için önerilen acil eylem planı şu maddelerden oluşuyor:
İçerik Arındırması: Dizilerde silahın güç göstergesi olarak kullanıldığı sahnelerin etik kurallar dahilinde denetlenmesi ve bu rollerin toplumsal maliyetinin analiz edilmesi.
Özdeşim Analizi: Ebeveynlerin, çocuklarının hangi dijital karakterleri örnek aldığını takip etmesi; güç kavramının silah yerine bilgi ve empatiyle ilişkilendirildiği bir ev ortamı sağlaması.
Hukuk Okuryazarlığı: Medyadaki "kendi adaletini sağlama" yanılsamasına karşı, okullarda hukuk devletinin yapısı ve önemi üzerine bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesi.
Otoritenin Yeniden İnşası: Sağlıklı sınırların belirlenmesi yoluyla otoritenin doğru yapılandırılması ve çocuğun karakter gelişimine uygun, tutarlı bir iç dünya gelişimi sağlanması.
Siverek’teki saldırganın defnedilmesi ve ilgili ailelerin devlet korumasına alınmasıyla sonuçlanan sürecin sosyolojik etkilerine değinen Keltek, ekranlardaki şiddet unsurları kontrol altına alınmadığı sürece okul güvenliğinin risk altında kalmaya devam edeceğini belirtti.