Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Fenomenler pazarlıyor, hastaneler doluyor! “Bitkisel” zayıflama ürünlerinin ucu ölüme mi gidiyor?

Fenomenler pazarlıyor, hastaneler doluyor! “Bitkisel” zayıflama ürünlerinin ucu ölüme mi gidiyor?

Sosyal medyada “doğal”, “bitkisel” ve “hızlı zayıflama” vaadiyle pazarlanan ürünler, uzmanlara göre ciddi sağlık riskleri barındırıyor. Yüksek takipçili fenomenlerin paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşan bu ürünler, kısa sürede kilo verdirdiği iddiasıyla dikkat çekse de sonuçları çoğu zaman hastane kapılarında bitiyor. Fenomenlerin tuzağına düşmeyin uyarısı yapan uzmanlar, bu ürünlerin bazılarının ucu ölüme giden tabloya yol açabildiğini vurguluyor. İşte detaylar...

Sosyal medyada “doğal”, “bitkisel” ve “hızlı zayıflama” vaadiyle pazarlanan ürünler, uzmanlara göre ciddi sağlık riskleri barındırıyor. Yüksek takipçili fenomenlerin paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaşan bu ürünler, kısa sürede kilo verdirdiği iddiasıyla dikkat çekse de sonuçları çoğu zaman hastane kapılarında bitiyor. Fenomenlerin tuzağına düşmeyin uyarısı yapan uzmanlar, bu ürünlerin bazılarının ucu ölüme giden tabloya yol açabildiğini vurguluyor.

Fenomenlerin tuzağına düşmeyin uyarısı neden yapılıyor?

Günümüzde kilo verme isteği, özellikle sosyal medya üzerinden hızla yayılan trendlerle daha da körükleniyor. Fenomenlerin ellerine tutuşturulan reklam metinleriyle tanıttığı zayıflama ürünleri, çoğu zaman “tamamen bitkisel” ve “zararsız” olarak sunuluyor. Ancak bu paylaşımların büyük bölümünde ürünlerin içeriği, yan etkileri ve uzun vadeli sonuçları hakkında hiçbir bilgi yer almıyor.

Uzmanlar, bu tanıtımların tüketiciyi yanlış yönlendirdiğini ve fenomenlerin tuzağına düşmeyin çağrısının boşuna yapılmadığını belirtiyor. Çünkü paylaşılan içeriklerin büyük kısmı gerçek kullanım deneyimine değil, reklam anlaşmalarına dayanıyor.

“bitkisel” zayıflama ürünleri gerçekten doğal mı?

Zayıflama ürünlerinin etiketlerinde sıkça kullanılan “bitkisel” ifadesi, tüketicilerde güven algısı oluşturuyor. Ancak yapılan denetimler ve analizler, bu algının her zaman gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor.

Kocaeli Eczacı Odası Başkanı Mustafa Ezer, sözde bitkisel ürünlerde sıkça yasaklı ilaç etken maddelerine rastlandığını belirtiyor. Yapılan analizlerde sibutramin, sildenafil gibi normalde reçeteyle verilmesi gereken maddelerin bu ürünlerin içinde bulunduğu ifade ediliyor. Bu durum, ürünü kullanan kişinin farkında olmadan ilaç kullandığı anlamına geliyor.

Kullananlar neden hastaneye koşuyor?

Uzmanlara göre bu ürünlerin kısa sürede kilo verdirmesinin nedeni, içerdikleri yasaklı etken maddeler. Ancak bu etki, vücut için ciddi bir bedel doğurabiliyor. Kullanan hastaneye koşuyor ifadesi, maalesef abartı değil.

Eczanelere ve hastanelere başvuran kişilerde en sık görülen şikayetler arasında:

kalp çarpıntısı

tansiyon yükselmesi

ritim bozuklukları

baş dönmesi ve bayılma

yer alıyor. Daha ileri vakalarda ise karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan tablolarla karşılaşılıyor. Uzmanlar, bu noktada müdahale edilse bile bazı hasarların kalıcı olabildiğine dikkat çekiyor.

Denetim boşluğu riski artırıyor

Bu ürünlerin önemli bir kısmı, Sağlık Bakanlığı onayı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan “takviye edici gıda” izni alarak piyasaya sürülüyor. Bu durum, ilaçlara uygulanan sıkı denetimlerin dışında kalmalarına yol açıyor.

Mustafa Ezer, denetimden kaçan bu ürünlerin eczacı ve hekim kontrolü olmadan kullanılmasının ciddi tehlike yarattığını vurguluyor. Özellikle internet üzerinden kolayca satın alınabilmeleri, riskin daha da büyümesine neden oluyor.

Ucu ölüme giden vakalar nasıl oluşuyor?

Uzmanların en çok altını çizdiği nokta, bu ürünlerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımının ucu ölüme giden sonuçlar doğurabilmesi. Kalp hastalığı, tansiyon problemi veya farklı ilaçlar kullanan kişilerde bu ürünler çok daha ağır tablolar oluşturabiliyor.

Bazı vakalarda belirtiler hafif başlayıp zamanla ağırlaşıyor. Bu da kişilerin durumu ciddiye almasını geciktiriyor. Ne yazık ki hastaneye başvurulduğunda, organ hasarı geri döndürülemez bir aşamaya ulaşmış olabiliyor.

“kilo verme işi kişiye özeldir” uyarısı

Uzmanlar, zayıflamanın tek tip ürünlerle sağlanamayacağını vurguluyor. Kilo verme işi kişiye özeldir ve mutlaka bireyin sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve yaşam tarzı dikkate alınmalıdır.

Fenomenler üzerinden yapılan tanıtımların bu gerçekleri tamamen göz ardı ettiğine dikkat çekiliyor. Bir ürünün bir kişide işe yaraması, herkes için güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle uzmanlar, zayıflama amacıyla ürün temin edilecekse bunun mutlaka hekim veya eczacı danışmanlığıyla yapılması gerektiğini belirtiyor.

Güvenli yol ne olmalı?

Uzmanlara göre en güvenli yol, internetten satılan ve kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durmak. Zayıflama sürecinin, dengeli beslenme, hareket ve gerektiğinde uzman kontrolünde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Eczanelerin güvenli bir danışma noktası olduğunun altı çizilirken, sosyal medyada görülen her önerinin doğru kabul edilmemesi gerektiği hatırlatılıyor. Fenomenlerin tuzağına düşmeyin uyarısı, sadece bir slogan değil; doğrudan sağlığı ilgilendiren hayati bir çağrı olarak öne çıkıyor.