Aydın merkezli Karya Farma HBX Ar-Ge, küresel sağlık tehditlerine karşı çeyrek asırlık birikimini seferber ederek, yeni nesil salgın risklerine karşı 18 stratejik patentle koruma kalkanı oluşturduğunu duyurdu.
ADÜ Teknokent bünyesinde inovatif sağlık çözümleri geliştiren Karya Farma HBX Ar-Ge, dünyayı etkisi altına alabilecek olası yeni salgınlara karşı hazırlıklarını hızlandırdı. 2019 yılından bu yana yürüttüğü bilimsel çalışmalarla dikkat çeken kurum, özellikle dirençli enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi küresel sorunlara karşı elindeki patent portföyünü yeniden yapılandırdığını açıkladı.
Ege’nin şifalı bitkilerinden gelen güç
Kuruluşun çalışmalarının merkezinde yer alan HBX-2371 platformu, Ege Bölgesi’nin zengin endemik bitki örtüsünden elde edilen biyoaktif bileşenlerle şekilleniyor. Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, yaklaşık 25 yıllık bir bilimsel sürecin ürünü olan 18 spesifik buluşun, sadece tedavi edici değil, aynı zamanda koruyucu bir zırh görevi gördüğünü vurguladı. Başlık, bu patentlerin hücresel dayanıklılığı artırmaktan yaşlanma sürecini desteklemeye kadar geniş bir yelpazede değerlendirildiğini belirtti.
Maske teknolojisinde yeni dönem
Salgın dönemlerinde koruyucu ekipmanların hayati önemini hatırlatan Başlık, sadece ilaç veya takviye değil, teknolojik koruma alanında da iddialı olduklarını ifade etti. Ar-Ge çalışmaları kapsamında antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahip, yüksek nitelikli maske teknolojileri üzerine odaklandıklarını belirten Başlık, "Dünya, sağlık hazırlığının ne kadar kritik olduğunu pandemi sürecinde acı tecrübelerle öğrendi. Biz, bu tecrübeyi bilimsel bir avantaja dönüştürüyoruz" dedi.
Bütüncül sağlık yaklaşımı
Karya Farma HBX Ar-Ge, yeni dönem stratejisini "bütüncül sağlık" vizyonu üzerine kuruyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren formülasyonlardan yara iyileştirici teknolojilere kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren kurum, 18 stratejik patentini olası küresel tehditlere karşı bir savunma hattı olarak konumlandırıyor. Kurum, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde direnci artırmayı hedefleyen bu çalışmalarla, gelecekte yaşanabilecek sağlık krizlerine karşı hazırlıklı olmayı amaçlıyor.