Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Genç yaşta kalp krizi neden artıyor? Horlama tehlikeli mi? Uyku apnesi hangi belirtileri veriyor?

Genç yaşta kalp krizi neden artıyor? Horlama tehlikeli mi? Uyku apnesi hangi belirtileri veriyor?

Genç yaşta kalp krizi neden artıyor? Horlama tehlikeli mi, uyku apnesi hangi belirtileri veriyor? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, uyku apnesinin kalp krizi riskini artırabileceğine dikkat çekerek erken teşhisin önemini anlattı.

Genç yaşta kalp krizi vakalarının son yıllarda artış göstermesi, uzmanların dikkat çektiği önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle 40'lı yaşlara kadar düşen kalp krizi görülme yaşında yaşam tarzı kadar uyku sağlığının da etkili olduğu belirtiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, toplumda çoğu zaman önemsenmeyen horlamanın ve uyku apnesinin ciddi kalp-damar hastalıklarının ilk işaretlerinden biri olabileceği uyarısında bulundu.

Uyku sırasında nefesin geçici olarak durmasına neden olan uyku apnesinin, kandaki oksijen seviyesini düşürerek kalp üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Özkaya, erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de kalp krizi riskini azaltabildiğini söyledi.

Genç yaşta kalp krizi neden artıyor?

Kalp krizi uzun yıllar ileri yaş hastalığı olarak değerlendirilse de son dönemde daha genç yaş gruplarında da sık görülmeye başladı. Uzmanlara göre bu artışın arkasında hareketsiz yaşam, obezite, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve kronik stres gibi faktörlerin yanı sıra uyku bozuklukları da bulunuyor.

Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle obstrüktif uyku apnesinin genç yaşta kalp krizi riskini artıran önemli nedenlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Uyku sırasında tekrarlayan nefes durmaları nedeniyle vücudun yeterli oksijen alamaması, zamanla kalp ve damar sistemini olumsuz etkileyebiliyor.

Horlama tehlikeli mi?

Toplumda çoğu zaman basit bir uyku alışkanlığı olarak görülen horlama, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor.

Prof. Dr. Özkaya'ya göre özellikle yüksek sesli ve sürekli horlama, kişinin uyku sırasında nefes almakta zorlandığını gösterebilir. Horlamaya nefes durmaları ve ardından gürültülü şekilde yeniden nefes alma atakları eşlik ediyorsa, bu durum obstrüktif uyku apnesini düşündürebiliyor.

Uzmanlar, sürekli horlamanın yalnızca çevreyi rahatsız eden bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, altta yatan nedenlerin araştırılmasının önemli olduğunu vurguluyor.

Uyku apnesi hangi belirtileri veriyor?

Uyku apnesi çoğu zaman kişinin kendisi tarafından fark edilmiyor. Hastalığın en önemli belirtileri ise genellikle aynı ortamda uyuyan kişiler tarafından gözlemleniyor.

Uzmanların dikkat çektiği belirtiler şunlar:

Yüksek sesli ve sürekli horlama

Uyku sırasında nefesin zaman zaman durması

Nefesin aniden ve gürültülü şekilde yeniden başlaması

Sabah yorgun uyanma

Gün içinde aşırı uyku hali

Sürekli halsizlik

Konsantrasyon güçlüğü

Günlük yaşamda performans düşüklüğü

Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi halinde göğüs hastalıkları veya uyku bozuklukları konusunda uzman bir hekime başvurulması öneriliyor.

Uyku apnesi kalp sağlığını nasıl etkiliyor?

Uyku apnesi sırasında kandaki oksijen seviyesinin düşmesi, kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum zamanla tansiyonun yükselmesine, kalp ritminin bozulmasına ve damar yapısında olumsuz değişikliklere yol açabiliyor.

Prof. Dr. Şevket Özkaya, oksijen yetersizliğinin damar duvarlarında plak oluşumunu kolaylaştırabileceğini ve bunun da kalp krizi riskini artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca tedavi edilmeyen uyku apnesinin ani kalp ölümü riskini de yükseltebildiğine dikkat çekiyor.

Kimler risk altında bulunuyor?

Uzmanlara göre fazla kilolu bireyler, yüksek tansiyon hastaları, kronik horlama şikâyeti yaşayanlar ve ailesinde uyku apnesi öyküsü bulunan kişiler daha yüksek risk taşıyor.

Bunun yanında gün içerisinde sık uyuklayan, sabah dinlenmeden uyanan ve nedeni açıklanamayan sürekli yorgunluk yaşayan kişilerin de uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Uzmanlardan erken teşhis çağrısı

Prof. Dr. Şevket Özkaya, eşi tarafından uykuda horladığı, nefesinin zaman zaman durduğu veya gürültülü şekilde yeniden nefes aldığı fark edilen kişilerin bu belirtileri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.

Uzman isim, uyku apnesinin erken teşhis edilmesi halinde uygun tedaviyle kontrol altına alınabildiğini belirterek, bunun hem yaşam kalitesini yükselttiğini hem de kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Özellikle genç yaşta kalp krizi vakalarının arttığı günümüzde, horlama ve uyku apnesi belirtilerinin basit bir uyku sorunu olarak görülmemesi gerektiğinin altı çiziliyor.