Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Güzellik uğruna kararan bir hayat: 4 kez bıçak altına yattı, dudağını kaybetti!

Güzellik uğruna kararan bir hayat: 4 kez bıçak altına yattı, dudağını kaybetti!

Antalya'da 2019 yılında yaptırdığı estetik müdahale sonrası alt dudağında geri dönülemez doku kaybı oluşan 3 çocuk annesi şef Songül Uzunoğlu'nun adalet mücadelesi, tüketici mahkemesinin hükmettiği yaklaşık 1 milyon liralık tazminata rağmen 7 yıldır sonuçlanamadı.

Günümüzde hızla yaygınlaşan estetik müdahaleler, ehil olmayan ellerde ya da hatalı uygulamalar sonucunda insan hayatını karartan birer trajediye dönüşebiliyor. Bunun en çarpıcı ve sarsıcı örneklerinden biri Antalya’da yaşandı. Arkadaş tavsiyesiyle gittiği klinikte hayatı altüst olan 3 çocuk annesi ve mesleği aşçılık olan 47 yaşındaki Songül Uzunoğlu, tam 7 yıldır hem fiziksel kayıplarıyla hem de bitmek bilmeyen hukuki prosedürlerle mücadele ediyor.

"2 Yıl Garantili" Denilerek Başlayan Süreç

Her şey 2019 yılının Şubat ayında, Songül Uzunoğlu’nun göz altı torbalarından kurtulmak istemesiyle başladı. Muratpaşa ilçesindeki özel bir estetik merkezine başvuran Uzunoğlu'na, göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüzüne dolgu olarak uygulanacağı söylendi. Operasyonun tamamen kalıcı, ekonomik ve "2 yıl garantili" olduğu vaat edilerek Mart ayında ilk işlem gerçekleştirildi. Ancak yapılan dolgu kısa sürede eriyince, merkez "telafi" vaadiyle Uzunoğlu'nu defalarca koltuğa oturttu.

Operasyon Kazaya Döndü: 4. İşlemde Dudak Dokusu Eridi

Nisan ve Mayıs aylarında ardı ardına operasyonlar geçiren talihsiz kadına, bu süreçte alt dudağına da dolgu yapılması önerildi. Yüzündeki asimetriyi ve orantısızlığı düzeltmek adına 18 Kasım 2019'da dördüncü kez operasyon masasına yatan Uzunoğlu, işlemden hemen sonra dayanılmaz ağrılarla sarsıldı. Dudağında morarma ve kararma başlayan kadının, alt dudağını besleyen ana damarın tıkanması sonucu dudak dokusunu tamamen kaybettiği (nekroz) ortaya çıktı.

Hayata Dönüş Operasyonları: O günden beri ağız içi dikişlerle yaşayan ve defalarca ameliyat olan Uzunoğlu'nun dudağı, yanak içlerinden alınan canlı dokularla adeta sıfırdan inşa edilmeye çalışıldı. Ancak talihsiz kadının tedavisi hala tamamlanabilmiş değil.

Hukukta Büyük Çelişki: Ceza Yok, Tazminat Var

Olayın yargıya taşınmasının ardından Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde doktorlar hakkında "taksirle yaralamaya neden olma" suçundan dava açıldı. Adli Tıp Kurumu raporunda, hastaya hiperbarik oksijen tedavisinin geç uygulanmasının tıbben hatalı olduğu belirtilmesine rağmen, "zamanında müdahale edilse bile bu tablonun oluşabileceği" gerekçesiyle kusur oranı tam netleştirilemedi ve doktorlar hakkında beraat kararı verildi.

Buna karşın, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi’nde açılan maddi ve manevi tazminat davasında tam tersi bir karar çıktı. Yapılan uygulamaların tıp bilimi ilkelerine aykırı olduğunu saptayan mahkeme, Mart 2025’te Uzunoğlu lehine 8 bin 250 TL tedavi masrafı, 236 bin 81 TL iş gücü kaybı ve 750 bin TL manevi tazminat olmak üzere faizler hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmetti.

Bürokrasi Engeli İsyan Ettirdi: "Ben Bir Kadınım, Gülüşümü Çaldılar!"

Tüketici Mahkemesi'nin verdiği tazminat kararının ardından karşı taraf konuyu istinafa taşıdı. Ancak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Mart 2026'da dosyayı esastan incelemek yerine tebligat ve harç eksiklikleri gerekçesiyle yerel mahkemeye geri gönderdi.

Temmuz 2026 itibarıyla davanın hala sonuçlanmamasına isyan eden Songül Uzunoğlu, yaşadığı psikolojik ve fiziksel çöküntüyü şu sözlerle özetledi:

"Doktor ceza davasından ceza almadı. Tazminat davamı kazandım ama bir yıldır ödeme yapılmadığı gibi dosya sürekli uzatılmaya çalışılıyor. 2019’un sonundan beri bu acıyı çekiyorum, şimdi 2026’nın Temmuz ayındayız. Evrak eksik deyip dosyayı geri gönderiyorlar, mahkeme ilerlemiyor. Ben bir insanım, ben bir kadınım... Aynaya bakamıyorum. Gülüşüm yok, mesleğim aşçılık ama yemek yemek benim için bir problem. Bir insanın hayatını hiçe saydılar, benim hakkımı kim arayacak?"

Uzunoğlu, dudağının tamamen eski haline dönebilmesi ve ağzındaki dikiş hissinin kaybolması için çok ciddi operasyonlara ve büyük bir bütçeye ihtiyacı olduğunu belirterek, adaletin bir an önce tecelli etmesini bekliyor.