Yaşar Üniversitesi öncülüğünde başlatılan DE-CARE projesi, sağlık kurumlarını sürdürülebilir enerji sistemleriyle buluşturarak Türkiye’nin net-sıfır emisyon hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol üstleniyor.
Sağlık sektörü, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren yapısı ve yüksek enerji tüketimiyle karbon emisyonunun yoğun olduğu alanların başında geliyor. Bu tabloyu değiştirmek amacıyla hayata geçirilen DE-CARE (Decarbonizing Healthcare) projesi, hastanelerin çevreci bir kimliğe bürünmesi için düğmeye bastı. Avrupa Birliği-Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı tarafından desteklenen bu girişim, sağlık tesislerini sadece tedavi merkezleri değil, aynı zamanda enerji verimliliği odaklı sürdürülebilir yapılar haline getirmeyi amaçlıyor.
Pilot bölge Buca'da başlıyor
Projenin ilk uygulama adresi, İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak belirlendi. İki yıl sürecek olan bu pilot çalışma, hastanenin enerji tüketiminden atık yönetimine kadar tüm operasyonel süreçlerini düşük karbonlu sistemlere dönüştürecek. Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, bu modelin sadece İzmir ile sınırlı kalmayacağını, başarılı sonuçların tüm Türkiye’deki kamu hastanelerine örnek teşkil edeceğini vurguladı.
Stratejik bir zorunluluk
İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, hastanelerin düşük karbonlu yapılara dönüşümünün artık bir tercih değil, stratejik bir sorumluluk olduğunu belirtti. Projenin koordinatörlüğünü yürüten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu ise "Yeşil hastaneden sürdürülebilir sağlığa" vizyonuyla yola çıktıklarını ifade ederek, döngüsel ekonominin sağlık sektöründeki önemine dikkat çekti.
Eğitimle gelen değişim
Proje kapsamında sadece teknik altyapı dönüşümü değil, aynı zamanda insan kaynağının eğitimi de hedefleniyor. DE-CARE bünyesinde 500 sağlık profesyoneline sürdürülebilirlik eğitimleri verilecek ve 5 bin kişiye ulaşacak farkındalık çalışmaları yürütülecek. Sağlık tesislerinin ameliyathanelerden yataklı servislere kadar her bir biriminin enerji tasarrufu potansiyeli taşıdığını belirten uzmanlar, geliştirilecek ölçeklenebilir karbon azaltım planlarının Türkiye'nin 2053 Net-Sıfır hedefine giden yolda önemli bir kıvılcım olacağını ifade ediyor.