Eklem ağrıları günlük yaşamda en sık dile getirilen sağlık şikâyetleri arasında yer alıyor. Ancak her ağrı romatizma anlamına gelmiyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Ege Sinan Torun, iltihaplı romatizma ile mekanik eklem ağrıları arasındaki farklara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Peki eklem ağrıları ne zaman iltihaplı romatizma belirtisi olur, fibromiyalji, D vitamini eksikliği, osteomalazi ve kireçlenme nasıl ayırt edilir?
Her Eklem Ağrısı İltihaplı Romatizma mı? Fibromiyalji ve Yumuşak Doku Romatizması Nedir?
Dr. Ege Sinan Torun, vücudunun her tarafının ağrıdığını ifade eden hastalarda öncelikle fibromiyalji gibi yumuşak doku romatizmalarının akla geldiğini belirtiyor. Fibromiyalji, bağışıklık sisteminin eklemlere saldırdığı otoimmün bir tablo değil; ağrı eşiğinin düşmesi ve vücudun ağrıya karşı aşırı duyarlı hale gelmesiyle ilişkili bir durum.
Bu hastalarda yaygın kas-iskelet sistemi ağrısı, halsizlik ve uyku bozuklukları görülebiliyor. Ancak klasik anlamda eklemde şişlik, kızarıklık ya da belirgin iltihap bulguları bulunmuyor. Bu nedenle her yaygın ağrı şikâyeti doğrudan iltihaplı romatizma olarak değerlendirilmemeli.
Romatoloji uzmanları, ağrının karakterini ve eşlik eden belirtileri detaylı şekilde inceleyerek doğru tanıya ulaşmanın önemini vurguluyor.
Kemik Ağrısının Nedeni D Vitamini Eksikliği mi? Osteomalazi Nedir?
Erişkinlerde özellikle bacaklarda daha belirgin hissedilen yaygın kemik ağrılarının önemli nedenlerinden biri D vitamini eksikliği. Dr. Torun, D vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişen ve halk arasında kemik yumuşaması olarak bilinen osteomalaziye dikkat çekiyor.
Osteomalazi durumunda kemik mineralizasyonu bozuluyor ve yaygın ağrı ortaya çıkabiliyor. Bu ağrılar çoğu zaman romatizmal hastalıklarla karıştırılabiliyor. D vitamini düzeyinin 30 ng/ml’nin, bazı kaynaklara göre ise 50 ng/ml’nin üzerinde tutulması, osteomalaziye bağlı kemik ağrılarından korunmada etkili oluyor.
Bu nedenle eklem ve kemik ağrısı şikâyeti olan hastalarda kan tetkikleriyle D vitamini seviyesinin kontrol edilmesi önem taşıyor.
İltihaplı Romatizma Nedir? Otoimmün Eklem Hastalıklarının Belirtileri Neler?
Romatolojinin temel ilgi alanını oluşturan otoimmün eklem hastalıkları halk arasında iltihaplı romatizma olarak biliniyor. Bu hastalıklarda bağışıklık sistemi kontrolsüz çalışarak eklemlere saldırıyor ve iltihap oluşturuyor.
Dr. Ege Sinan Torun’a göre bu hastalıkların ortak özelliği, erken tanı konulup uygun tedavi başlandığında bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlara genellikle iyi yanıt vermeleri.
En sık görülen iltihaplı romatizmalar arasında gut hastalığı, ankilozan spondilit, romatoid artrit ve sedef romatizması yer alıyor. Gut, kanda yükselen ürik asidin eklemlerde birikmesiyle ortaya çıkarken; ankilozan spondilit daha çok bel, sırt ve kalça eklemlerini etkiliyor. Romatoid artrit ise çoğunlukla el ve ayak küçük eklemlerini simetrik olarak tutuyor.
Kireçlenme (Osteoartrit) ve Mekanik Eklem Ağrısı Nasıl Anlaşılır?
En sık görülen eklem hastalıklarından biri de kireçlenme olarak bilinen osteoartrit. Kireçlenme, yaşlanma ya da eklemi zorlayan etkenler nedeniyle eklem kıkırdağının aşınması ve incelmesi sonucu gelişiyor.
Bu tabloda ağrı genellikle hareketle artıyor ve dinlenmeyle azalıyor. Mekanik eklem ağrısı olarak tanımlanan bu durum, iltihaplı romatizmadan farklı özellikler gösteriyor. Kireçlenmede sınırlı bir iltihap oluşabilse de bu durum tüm vücuda yayılmıyor.
Kireçlenme en sık el parmakları, diz, kalça, omurga ve ayak başparmağında görülüyor. Hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir ilaç bulunmamakla birlikte, uygun tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetler kontrol altına alınabiliyor.
Eklem Ağrısı İstirahatle Artıp Hareketle Azalıyorsa İltihaplı Romatizma mı?
Dr. Torun, eklem ağrısının karakterinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Eğer ağrı istirahatle artıyor ve hareketle hafifliyorsa bu durum inflamatuar ağrı olarak adlandırılıyor.
İltihaplı romatizmal hastalıklarda ağrıya genellikle şişlik, kızarıklık, eklemlerde ısı artışı ve yarım saatten uzun süren sabah tutukluğu eşlik edebiliyor. Özellikle sabah saatlerinde belirgin sertlik hissi önemli bir ipucu olarak kabul ediliyor.
Buna karşılık hareketle artan, dinlenmeyle azalan ağrılar mekanik kökenli olarak değerlendiriliyor. Bu ayrım, doğru tanı ve tedavi planı açısından büyük önem taşıyor.
Eklem ağrısı yaşayan kişilerin şikâyetlerini hafife almadan, ağrının süresi ve eşlik eden belirtileri göz önünde bulundurarak uzman değerlendirmesine başvurması öneriliyor. Erken tanı, özellikle iltihaplı romatizma söz konusu olduğunda, kalıcı eklem hasarının önüne geçebiliyor.