Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgaları, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Uzmanlara göre halk arasında "güneş çarpması" olarak bilinen durumun büyük bölümü aslında tıbbi olarak ısı çarpması olarak tanımlanıyor. Erken müdahale edilmediğinde çoklu organ yetmezliğine kadar ilerleyebilen bu tablo, acil tedavi gerektiriyor.
VM Medical Park Mersin Hastanesi Check-Up Uzmanı Dr. Ayşegül İşlek Yüksel, sıcak havalarda yalnızca güneş altında bulunmanın değil, kapalı ve aşırı sıcak ortamlarda kalmanın ya da yoğun egzersiz yapmanın da ısı çarpmasına neden olabileceğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
ISI ÇARPMASI NEDİR?
Isı çarpması, vücudun sıcaklığı dengeleme mekanizmasının yetersiz kalması sonucu ortaya çıkan hayati tehlike oluşturan acil bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor.
Uzmanlara göre çekirdek vücut sıcaklığının genellikle 40 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte merkezi sinir sistemi etkilenmeye başlıyor. Bu nedenle tablo yalnızca yüksek ateşten ibaret görülmüyor.
Isı çarpması sadece güneş altında gelişmiyor. Kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalmak, sıcak araç içinde beklemek veya aşırı fiziksel aktivite yapmak da bu duruma neden olabiliyor.
ISI ÇARPMASI BELİRTİLERİ NELERDİR?
Isı çarpmasının ilk belirtileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, aşırı halsizlik, bulantı, kusma, kas krampları ve çarpıntı yer alıyor.
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, davranış değişiklikleri, nöbet, bayılma, solunum sıkıntısı ve bilinç kaybı gelişebiliyor.
Uzmanlar, bu belirtilerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden acil sağlık ekiplerine haber verilmesi gerektiğini vurguluyor.
GÜNEŞ ÇARPMASI İLE ISI ÇARPMASI ARASINDAKİ FARK NE?
Dr. Ayşegül İşlek Yüksel'e göre toplumda yaygın olarak kullanılan "güneş çarpması" ifadesi çoğu zaman yanıltıcı olabiliyor.
Çünkü ısı çarpması yalnızca güneş altında kalındığında gelişmiyor. Aşırı sıcak ve havasız ortamlarda bulunmak, yoğun spor yapmak ya da kapalı araç içinde uzun süre kalmak da aynı hayati tabloya yol açabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, sorunun yalnızca güneş ışınlarından değil, yüksek sıcaklıktan kaynaklandığını belirtiyor.
ISI ÇARPMASINDA İLK MÜDAHALE NASIL YAPILMALI?
Isı çarpmasında en önemli unsurun zaman olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ilk müdahalenin doğru şekilde yapılmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Öncelikle kişi serin ve gölgeli bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla giysiler çıkarılmalı ve aktif soğutma işlemine başlanmalı.
Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk uygulama yapılması önerilirken, mümkünse klima veya vantilatör yardımıyla vücut sıcaklığının düşürülmesi tavsiye ediliyor.
Bilinci açık ve kusması olmayan kişilere su verilebileceği belirtilirken, bilinci kapalı kişilere ağızdan kesinlikle sıvı verilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
KİMLER ISI ÇARPMASI AÇISINDAN DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
Uzmanlara göre ısı çarpması herkesi etkileyebilse de bazı kişilerde risk çok daha yüksek oluyor.
Bebekler, küçük çocuklar, 65 yaş üzerindeki bireyler, kalp, böbrek ve diyabet hastaları, obez bireyler, hamileler, açık alanda çalışanlar, sporcular ve bazı ilaçları kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor.
Çocuklarda terleme mekanizmasının tam gelişmemesi, yaşlılarda ise susama hissinin azalması vücudun sıcaklığı dengelemesini zorlaştırabiliyor.
ISI ÇARPMASINDAN NASIL KORUNULUR?
Uzmanlar, korunmanın tedaviden çok daha önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalınmaması, bol su tüketilmesi, açık renkli ve ince kıyafetlerin tercih edilmesi öneriliyor.
Ayrıca geniş kenarlı şapka kullanılması, açık alanda çalışan kişilerin sık sık mola vermesi ve gölgede dinlenmesi de alınabilecek önemli önlemler arasında yer alıyor.
Yoğun terleme yaşayan kişilerde yalnızca su tüketiminin yeterli olmayabileceğini belirten uzmanlar, elektrolit dengesinin korunmasının da ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Bebekler ve yaşlılarda huzursuzluk, bilinç değişikliği, sıvı alamama, yüksek ateş veya bayılma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtilirken, çocukların ve yaşlıların park halindeki araçlarda kesinlikle yalnız bırakılmaması gerektiği hatırlatılıyor.