Dünya genelinde hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık rastlanan ve ölümcül sonuçlarıyla bilinen kolorektal (kalın bağırsak) kanserleri, modern çağın en büyük sağlık tehditlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu kanser türünü asıl tehlikeli kılan ise hastalığın başlangıç evrelerinde tamamen sessiz ve sinsi bir şekilde ilerlemesi. Erken dönemde neredeyse hiçbir belirti vermeyen bu rahatsızlığa karşı uzmanlar, düzenli tarama testlerinin hayati bir kalkan görevi gördüğünü belirtiyor.
Medipol Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Osman Civil, kolorektal kanserlerin gelişim süreçleri, risk faktörleri ve erken teşhisin tedavi başarısındaki kritik rolü hakkında önemli uyarılarda bulundu.
15 Yıllık Gizli Tehlike: Polipler
Hastalığın kökenine dair hayati bilgiler paylaşan Prof. Dr. Osman Civil, kolorektal kanser vakalarının yaklaşık yüzde 70’inin kalın bağırsağın iç yüzeyinde oluşan poliplerden kaynaklandığını ifade etti. Başlangıçta tamamen iyi huylu olan bu küçük doku kitlelerinin zamanla karakter değiştirebildiğini belirten Prof. Dr. Civil, "Poliplerin kansere dönüşüm süreci 5 ila 15 yıl gibi uzun bir zaman dilimine yayılıyor. Bu uzun süreç, aslında bize hastalığı yakalamak için çok büyük bir fırsat penceresi sunuyor" dedi.
Kanser gelişiminde genetik faktörlerin de azımsanamayacak bir payı olduğunu hatırlatan Civil, kalıtsal geçişli kanserlerin oranının yüzde 5-10, ailesel yatkınlığın ise yüzde 10-15 civarında seyrettiğini vurguladı. Ailesinde kolon kanseri geçmişi olan bireylerin çok daha uyanık olması gerektiğinin altı çizildi.
Sıradan Sandığınız Bu Belirtilere Dikkat!
Kolorektal kanserlerin ilk evrelerde net sinyaller vermediğini, ortaya çıkan belirtilerin ise genellikle başka mide-bağırsak sorunlarıyla karıştırılabildiğini belirten uzmanlar, vatandaşları uyardı. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde en sık karşılaşılan nonspesifik (belirgin olmayan) semptomlar ise şunlar:
Bağırsak alışkanlıklarında açıklanamayan ve uzun süren değişimler (kronik ishal veya kabızlık),
Nedeni belirlenemeyen ve tekrarlayan karın ağrıları,
Dışkıda fark edilen kan veya rektal kanamalar,
Hızlı ve istemsiz kilo kayıpları.
Yaşam Tarzınız Kansere Davetiye Çıkarıyor Olabilir
Hastalığın ortaya çıkmasında hem değiştirilemeyen hem de kişinin kendi elinde olan bazı risk faktörleri rol oynuyor. İleri yaş, aile öyküsü, ırk ve cinsiyet değiştirilemeyen faktörler arasında yer alırken; modern yaşamın getirdiği bazı olumsuz alışkanlıklar kanser riskini doğrudan katlıyor.
Prof. Dr. Civil; obezite, diyabet, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı kırmızı et ve işlenmiş et (sucuk, salam, sosis vb.) tüketimi ile sigara ve alkol kullanımının kolorektal kanser riskini ciddi ölçüde artıran değiştirilebilir faktörler olduğunu belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü'nden Hayat Kurtaran Tarama Takvimi
Kanserle mücadelede en güçlü silahın "erken tanı" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Osman Civil, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından önerilen ve herkesin uyması gereken tarama protokolünü şu şekilde sıraladı:
45 Yaşından İtibaren: Yılda bir kez gaitada (dışkıda) gizli kan testi,
5 Yılda Bir: Rektosigmoidoskopi kontrolü,
10 Yılda Bir: Tam bir bağırsak taraması sağlayan kolonoskopi uygulaması.
Uzmanlar, aile öyküsü ve yüksek genetik riski bulunan bireylerde bu tarama yaşının duruma göre 20'li yaşlara kadar erkene çekilebileceğini önemle hatırlatıyor.
Kanser Hücrelerine Karşı Multidisipliner Kalkan
Günümüzde kolorektal kanserlerin tedavisinde tek bir hekimin değil, farklı branşların bir arada çalıştığı ortak bir aklın (multidisipliner yaklaşım) devreye girdiğini belirten Prof. Dr. Civil, tedavi sürecinin başarısına dikkat çekti. Genel cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve radyoloji uzmanlarının birlikte yürüttüğü bu süreçte primer (öncelikli) tedavi genellikle cerrahi müdahale oluyor.
Ameliyat öncesinde hastalığın tam evresini ve yayılımını belirlemek amacıyla Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve PET-CT gibi ileri teknolojik görüntüleme yöntemlerinden faydalanılıyor ve her hastaya özel, terzi usulü bir tedavi haritası çıkarılıyor.