Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen NanoBio4Can programında bilimsel araştırma kapasitesi üst seviyeye çıkarılıyor. Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) COFUND doktora sonrası araştırmacı yetiştirme programı olan NanoBio4Can, Ufuk Avrupa Programı’nın “Bilimsel Mükemmeliyet” bileşeni kapsamında fonlanıyor. Uluslararası araştırmacı hareketliliğini teşvik eden dev projede, ikinci çağrı sürecinin tamamlanmasıyla birlikte 12 yeni doktora sonrası araştırmacı daha kadroya dahil edildi. Son katılımlarla birlikte program bünyesinde görev yapan toplam araştırmacı sayısı 24’e ulaştı.
Toplam 3,8 milyon euro hibe desteğiyle yürütülen bu stratejik program, kanser tedavisinde yenilikçi nano-biyoteknoloji temelli terapötik yaklaşımların geliştirilmesine odaklanıyor. İkinci çağrı kapsamında kabul edilen 12 uzman araştırmacı, bu yıl itibarıyla SUNUM bünyesinde yeni görevlerine resmi olarak başlıyor.
Kanser tedavisinde nano-biyoteknolojik yaklaşımlar
Programın ilk çağrısı kapsamında göreve başlayan ilk 12 kişilik araştırmacı grubu; akciğer, meme, karaciğer, beyin ve çocukluk çağı kanserleri gibi tüm dünyada milyonlarca insanı etkileyen ölümcül hastalıklara yönelik yenilikçi tedavi modelleri geliştiriyor. Bu çalışmalar sayesinde akıllı ilaçların doğrudan hastalıklı hücrelere yönlendirilmesi, tedavi etkinliğinin maksimuma çıkarılması ve mevcut kemoterapi gibi yöntemlerin ağır yan etkilerinin en aza indirilmesi hedefleniyor.
Bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiren immünoterapi stratejileri, kan-beyin bariyerini aşabilen yeni nesil taşıyıcı platformlar ve gen düzenleme teknolojileri (CRISPR) üzerine yürütülen bu çalışmalar, daha hassas ve kişiselleştirilmiş kanser tedavilerine yönelik küresel bilimsel kapasitenin güçlendirilmesine doğrudan katkı sunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre kanser, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alırken, nano-biyoteknoloji temelli hedeflenmiş tedaviler global onkoloji pazarında geleceğin en büyük tıbbi devrimi olarak kabul ediliyor.
Çok uluslu ve disiplinler arası dev konsorsiyum
Avrupa Birliği ve TÜBİTAK tarafından finanse edilen NanoBio4Can, Türkiye’nin nano-biyoteknoloji alanındaki uluslararası konumunu güçlendirirken genç araştırmacıları da küresel ölçekte rekabetçi hale getiriyor. Programın güçlü ortaklık yapısında; İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG), Koç Üniversitesi KUTTAM ve TÜBİTAK-MAM uygulayıcı kuruluşlar olarak yer alıyor.
Türkiye’den ATABAY, İLKO, TRUSTLIFE Ventures gibi ilaç ve yatırım devlerinin yanı sıra ABD, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Slovakya, Yunanistan ve İsviçre’den önde gelen üniversite ve araştırma merkezleri de projeye paydaşlık yapıyor. 2017'den bu yana 6550 sayılı kanun kapsamında "Ulusal Araştırma Altyapısı" statüsünde faaliyet gösteren SUNUM, atomik çözünürlükte görüntülemeden hızlı gen dizilimine kadar gelişmiş laboratuvar imkanlarıyla bu dev projeye ev sahipliği yapmaya devam ediyor.