Türkiye genelinde son 24 yılda kayıtlara geçen 17 bin 813 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakası, uzmanları harekete geçirdi. Dr. Dilek Akıncı, hastalığın henüz kesin bir aşısı veya tedavisi olmadığını belirterek, korunma yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Farkındalık Eğitimi"nde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Dilek Akıncı, hastalığın yarattığı tabloyu gözler önüne serdi. Akıncı, 24 yıllık süreçte 17 bin 813 kişinin bu virüsle enfekte olduğunu ve 856 hastanın hayatını kaybettiğini açıkladı.
Bölgesel risk faktörleri ve korunma yolları
Hastalığın henüz spesifik bir aşısı bulunmadığını hatırlatan Dr. Akıncı, korunmanın tek yolunun virüsle teması engellemek olduğunu belirtti. Düzce gibi vakaların nadir görüldüğü bölgelerde dahi riskin sıfır olmadığını ifade eden Akıncı, "Dışarıdan gelen hayvanlar veya seyahat eden bireyler aracılığıyla virüs her an taşınabilir" uyarısında bulundu.
Kırsal alanlarda vakit geçirecek vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Akıncı, şu önlemlerin alınması gerektiğini söyledi:
- Açık renkli ve uzun kollu kıyafetler tercih edilmeli.
- Pantolon paçaları mutlaka çorap içine sokulmalı.
- Arazi dönüşünde vücut ve kıyafetler detaylıca kontrol edilmeli.
- Kıyafetler, kene barındırma ihtimaline karşı kontrollü şekilde çıkarılıp yıkanmalı.
Belirtilere karşı dikkatli olunmalı
Hastalığın ilk ve en belirgin sinyalinin şiddetli baş ağrısı olduğunu belirten Dr. Akıncı, diğer semptomları ise ateş, halsizlik, yaygın vücut ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, vücutta morluklar ve kanamalar olarak sıraladı. Kene ısırığı durumunda keneye çıplak elle dokunulmaması ve ezilmemesi gerektiğini vurgulayan uzman isim, kenenin en kısa sürede profesyonelce uzaklaştırılması gerektiğinin altını çizdi.
Uzmanlardan kene dışında bulaş riskine dikkat çeken uyarı
KKKA'nın sadece kene ısırığıyla değil, enfekte hayvanların kan ve dokularıyla temas veya hastaların vücut sıvılarıyla yakın temas sonucu da bulaşabildiğine dikkat çekildi. Özellikle çiftçiler, hayvan bakıcıları, kasaplar, veterinerler, kampçılar ve sağlık personeli gibi grupların yüksek risk altında olduğu belirtildi. Hayvan kesimi sırasında mutlaka eldiven ve koruyucu ekipman kullanılması gerektiğini hatırlatan Akıncı, özellikle kenelerin ezilerek imha edilmesinin ciddi bir bulaş riski taşıdığını sözlerine ekledi.