Kola vuran ağrıları sadece boyun fıtığına bağlamak, hayati tehlike arz eden kalp sorunlarının gözden kaçmasına neden oluyor. Uzmanlar, eforla tetiklenen ağrıların altında yatan asıl sebebin damar tıkanıklığı olabileceği konusunda uyarıyor.
Gazetebirlik - Sağlık
Günlük yaşamda pek çok kişi kolunda hissettiği ağrıyı doğrudan boyun fıtığıyla ilişkilendirerek fizik tedavi süreçlerine yöneliyor. Ancak Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, bu genel kanının bazen ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Şen, kola yayılan her ağrının omurga kaynaklı olmadığını vurgulayarak, özellikle hareket halindeyken artan şikayetlerin kalp sağlığı açısından bir alarm niteliği taşıdığını belirtiyor.
Eforla artan ağrıya dikkat
Boyun fıtığına bağlı ağrıların genellikle sabit ve sürekli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şen, kalp kaynaklı ağrıların karakterinin çok daha farklı olduğuna işaret ediyor. Yürüyüş yaparken, merdiven çıkarken veya fiziksel bir aktivite sırasında şiddetlenen kol ağrılarının kalp damarlarındaki bir darlığın habercisi olabileceğini belirten uzman isim, bu tür durumlarda sadece boyun bölgesine odaklanılmaması gerektiğini hatırlatıyor.
Nörolojik bulgular belirleyici rol oynuyor
Hekimlerin tanı koyarken hastadaki nörolojik kayıpları titizlikle incelemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şen, boyun fıtığında kuvvet ve duyu kaybı gibi somut nörolojik bulguların ortaya çıktığını ifade ediyor. Kalp kaynaklı ağrılarda ise bu tür nörolojik belirtilerin gözlenmediğini belirten Şen, "Kola vuran ağrıda ilk akla gelen boyun fıtığı olmamalı; kalp krizi riski her zaman göz önünde bulundurulmalı" uyarısında bulunuyor.
Aylarca süren yanlış tedavi ölümden döndürdü
Prof. Dr. Şen, yaşadığı bir vaka üzerinden tanı yanlışlığının yarattığı büyük riski gözler önüne serdi. Yaklaşık 7 ay boyunca boyun fıtığı tedavisi gören bir hastanın, yapılan detaylı tetkikler sonucunda kalp ana damarında yüzde 90 oranında darlık tespit edildiğini anlatan Şen, "Hastamızın ameliyatlık bir durumu yoktu ancak kardiyolojiye yönlendirdiğimizde durumun ciddiyeti anlaşıldı. Stent takılmasaydı, hastayı birkaç gün içinde kalp krizinden kaybedebilirdik" diyerek hastaların detaylı sorgulanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.