Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Kongo'da yayılan Ebola salgını nedeniyle uluslararası alarm verildi

Kongo'da yayılan Ebola salgını nedeniyle uluslararası alarm verildi

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde baş gösteren ve aşı seçeneği bulunmayan Bundibugyo suşu kaynaklı Ebola salgını, Afrika sınırlarını aşarak Avrupa ve Güney Amerika'da teyakkuza yol açtı.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) Bundibugyo suşunun (türünün) yol açtığı Ebola salgınıyla mücadele küresel ölçekte derinleşirken, hastanelerden gelen bazı iyileşme haberleri sağlık kamuoyuna nefes aldırıyor. 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının merkez üslerinden biri olan Ituri eyaletinin başkenti Bunia’da tedavi süreçleri tamamlanan dört hemşire ve bir laboratuvar çalışanının tamamen iyileşerek taburcu edildiğini duyurdu. 

Erken teşhis ve yoğun tıbbi bakımın hayat kurtardığını vurgulayan yetkililer, tüm zorluklara rağmen iyileşen hasta sayısının artmasını bekliyor. Ancak Kongo'da resmi olarak açıklanan vaka sayısı 282'ye, can kaybı ise 42’ye yükselirken, virüsün yayılma eğilimi ilk kez Afrika kıtasının dışındaki ülkelere kadar ulaştı.

Dünya Sağlık Örgütü, Afrika'da hızla yayılan ve komşu ülkelere de sıçrayan bu yeni salgın dalgasını, sınır ötesi yüksek risk taşıması nedeniyle "Uluslararası Önemi Haiz Kamu Sağlığı Acil Durumu" (PHEIC) ilan etti. Bu karar, DSÖ'nün en yüksek alarm seviyesi olarak kabul ediliyor ve küresel ölçekte koordineli bir tıbbi müdahaleyi zorunlu kılıyor.

Bundibugyo suşunun onaylanmış bir aşısı bulunmuyor

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kalbi konumundaki Bunia kentine gerçekleştirdiği saha ziyaretinde tıp dünyasını yakından ilgilendiren teknik detayları paylaştı. Ghebreyesus, dünya genelinde bilinen ve geçmiş yıllardaki büyük pandemilere yol açan "Zaire" suşuna karşı geliştirilmiş lisanslı aşıların ve monoklonal antikor tedavilerinin, mevcut "Bundibugyo" suşu üzerinde kanıtlanmış bir koruyuculuğu olmadığını açıkladı. Henüz bu türe özgü onaylanmış bir aşının bulunmadığını belirten Genel Direktör, buna karşılık nitelikli destekleyici sıvı tedavisi, semptomatik müdahale ve erken teşhis kombinasyonu ile hastalığın ölümcül seyrinin kırılacağını ifade etti. Taburcu edilen sağlık çalışanlarının bu durumun canlı bir kanıtı olduğunu belirten Ghebreyesus, klasik karantina ve temas takibi yöntemlerine ağırlık verdiklerini kaydetti.

Ülke tarihindeki 17. Ebola salgını olan bu dalga, keşfedilmesinden bu yana yaşanan en büyük üçüncü Bundibugyo salgını olarak kayıtlara geçti. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, bölgedeki çatışmalar ve kitlesel göç hareketleri sebebiyle uluslararası müdahale süreçlerinin geciktiğini, bu durumun da bölgesel yayılımı tetiklediğini doğruladı. Sağlık ekipleri şu an için kıta genelinde bin 100'den fazla şüpheli vakayı laboratuvar ortamında incelemeye devam ediyor.

Brezilya ve İtalya'da seyahat geçmişi alarmı

Virüsün yayılma potansiyeli nedeniyle salgın bölgelerinden dönen yolcuların takibini yapan Brezilya ve İtalya’da ulusal sağlık protokolleri acil durum koduna geçirildi. Brezilya'nın Sao Paulo ve Rio de Janeiro kentlerinde, Kongo seyahati geçmişi olan ve yüksek ateş şikayetiyle hastanelere başvuran iki hasta izole edilerek müşahede altına alındı. İlk klinik testlerde hastalarda menenjit ve sıtma bulgularına rastlansa da, Brezilya sağlık yetkilileri Ebola olasılığını tamamen dışlamayarak moleküler takibi sürdüreceklerini bildirdi.

İtalya'nın Sardinya adasında ise yine Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden dönen ve hastalık belirtileri gösteren bir yolcu için havalimanında acil sağlık duvarı örüldü. İtalya Sağlık Bakanlığı, izole edilen söz konusu hastanın yapılan ilk Ebola test sonucunun negatif çıktığını duyurdu. Bakanlık, Avrupa genelinde riskin şu aşamada oldukça düşük olduğunu belirtmekle birlikte, sınır kapılarındaki ve havalimanlarındaki sağlık taraması kontrollerinin titizlikle sürdürüleceğini beyan etti.