Atlas Okyanusu’nda seyreden MV Hondius isimli lüks gemide ortaya çıkan hantavirüs vakaları, uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçirdi. Üç kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda ülkede temaslı takibinin başlatıldığı salgının perde arkası netleşiyor.
Arjantin’in Ushuaia limanından Antarktika rotasıyla yola çıkan Hollanda bayraklı MV Hondius, bugünlerde bir sağlık krizinin merkezinde yer alıyor. 140’tan fazla yolcu ve mürettebatla başlayan sefer, 6 Nisan’da ilk belirtilerin görülmesiyle kabusa dönüştü.
Hastalığın izini süren yetkililer, virüsün Güney Amerika kökenli ve insandan insana bulaşabilen nadir "Andes" türü olduğunu doğruladı.
Salgının adım adım gelişimi
Gemideki ilk vaka, 6 Nisan’da ateş ve solunum şikayetleriyle hastalanan 70 yaşındaki Hollandalı bir yolcu oldu. 11 Nisan’da yaşamını yitiren yolcunun cenazesi, günler sonra Saint Helena Adası’nda gemiden indirilebildi. Ancak virüs, gemiden ayrılan yolcularla birlikte kıtalara yayılmaya başladı.
Hollandalı yolcunun eşi, St. Helena’dan Güney Afrika’ya geçtiği uçuşun ardından hayatını kaybederken, yapılan testler sonucunda hantavirüs taşıdığı anlaşıldı. 2 Mayıs tarihinde ise gemideki bir Alman yolcunun daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı üçe çıktı.
Tahliye süreci ve karantina önlemleri
Yeşil Burun Adaları açıklarında mahsur kalan gemi, yerel otoritelerle yaşanan uzun süreli pazarlıkların ardından tahliye için İspanya’nın Kanarya Adaları’na yönlendirildi. Gemideki ağır hastalar Avrupa’daki hastanelere nakledilirken, daha önce gemiden inen yolcular için dünya genelinde geniş çaplı bir karantina süreci başlatıldı.
İsviçre, İngiltere ve Güney Afrika başta olmak üzere birçok ülkede temaslı takibi sürerken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) mevcut durumun bir pandemi riski taşımadığını ve halk sağlığı için tehdidin düşük seviyede olduğunu açıkladı. Yine de yetkililer, virüsün bulaşma zincirini kırmak adına titiz bir çalışma yürütmeye devam ediyor.