Uzmanlar, market raflarını dolduran işlenmiş gıdaların ve yüksek glüten oranlı ürünlerin, çölyak hastalığını yaygın bir halk sağlığı sorunu haline getirdiğine dikkat çekiyor.
Günümüzde paketli gıdaların hayatımızdaki yeri genişledikçe, sindirim sistemi üzerindeki baskı da artıyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, 1950’li yıllardan günümüze kadar çölyak hastalığının görülme sıklığında yaklaşık 100 katlık bir artış yaşandığını vurguladı. Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü vesilesiyle uyarılarda bulunan Dr. Kayar, yanlış beslenme tercihlerinin bu kronik rahatsızlığı tetikleyen en büyük çevresel faktör olduğunu belirtti.
Bağırsak sağlığından tüm vücuda yayılan risk
Çölyak hastalığını, vücudun glüten içeren gıdalara karşı geliştirdiği şiddetli bir alerjik yanıt olarak tanımlayan Dr. Kayar, sürecin bağırsak iltihaplanmasıyla başladığını ifade etti. Emilim bozukluklarına yol açan bu durum, tedavi edilmediği takdirde sadece bağırsaklarla sınırlı kalmayıp zamanla tüm organ sistemlerini etkisi altına alabiliyor. Genetik yatkınlığın da önemli bir rol oynadığını belirten uzman, özellikle ikiz kardeşinde çölyak olan bireylerde riskin 10 kat daha fazla olduğunu hatırlattı.
Diyetle gelen iyileşme ve dikkat edilmesi gerekenler
Hastalığın yönetiminde en etkili ve tek yöntemin sıkı bir diyet olduğunu belirten Dr. Kayar, glütensiz beslenmeye geçen hastaların sağlıklı bireylerden hiçbir farkı kalmadığını dile getirdi. Ancak diyetin ihmal edilmesi durumunda tablonun kanser riskine kadar uzanabileceği konusunda uyardı. Vatandaşların; açıklanamayan kilo kaybı, kronik ishal, şişkinlik, reflü, anemi veya kemik yapısındaki bozukluklar gibi belirtileri göz ardı etmemesi ve mutlaka bir uzmana danışması gerektiğinin altını çizdi.
Glütensiz ürünlere erişim çağrısı
Hastaların yaşam kalitesini artırmak için glütensiz gıdalara ulaşımın kolaylaştırılması gerektiğini savunan Dr. Kayar, kamu kurumlarına önemli bir görev düştüğünü belirtti. Günlük tüketilen ekmek ve benzeri temel gıdalardaki yüksek glüten oranının hastalar için ciddi bir engel teşkil ettiğini söyleyen uzman, "Hastalarımızın bu gıdalara daha rahat ulaşabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi şart" diyerek çağrıda bulundu.