Uzmanlar, teknolojik kolaylıkların getirdiği sedanter yaşam tarzının kronik hastalıkları tetiklediğine dikkat çekerek, düzenli hareketin en etkili "ilaçsız tedavi" olduğunu vurguluyor.
Günümüzde kalp hastalıklarından kansere, diyabetten solunum yolu rahatsızlıklarına kadar pek çok kronik sorunun temelinde fiziksel hareketsizlik yatıyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, dünya genelinde ölüm nedenleri arasında dördüncü sırada yer alan fiziksel aktivite yetersizliğinin, toplum sağlığı için ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
Hareketsizliğin Faturası Ağır
Türkiye'de yapılan araştırmalar, toplumun büyük bir kesiminin yeterli düzeyde hareket etmediğini ortaya koyuyor. Uzm. Dr. Tekkurt, hareketsiz bir yaşamın sadece kilo alımına değil, aynı zamanda metabolik dengenin bozulmasına da yol açtığını belirtiyor. Düzenli egzersizin, kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü artırarak damar sertliğini engellediğini vurgulayan uzman isim, bu alışkanlığın hipertansiyon ve Tip 2 diyabetle mücadelede en güçlü kalkan olduğunu hatırlatıyor.
Kanserden Korunmada Hareketin Gücü
Fiziksel aktivitenin sadece fiziksel değil, ruhsal sağlık üzerinde de iyileştirici etkileri bulunuyor. Uzm. Dr. Tekkurt, hareketli bir yaşam tarzının meme, kolon ve akciğer gibi en az sekiz farklı kanser türüne yakalanma riskini azalttığını belirtiyor. Ayrıca kemik yoğunluğunu koruyarak yaşlılıkta kırık riskini minimize eden egzersizler, beyne giden kan akışını artırarak erken bunama ve depresyon gibi sorunlara karşı da koruyucu bir kalkan görevi görüyor.
Tedavinin Vazgeçilmez Bir Parçası
Egzersizi bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine değinen Uzm. Dr. Tekkurt, bunun bir destekten ziyade tedavi protokollerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini savunuyor. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150-300 dakika tempolu yürüyüş veya orta şiddetli aerobik aktivitelerin yanı sıra, haftada iki gün kas güçlendirici egzersizlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Bireye özgü planlanan bu programlar, hem bireyin yaşam kalitesini artırıyor hem de sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafifletiyor.