Görüntüleme yöntemlerinin hastalık tanısında tek başına yeterli olmadığını belirten uzmanlar, hastanın şikayetleri ve fiziksel muayenenin göz ardı edilmesinin yanlış tedavi riskini doğurduğunu vurguluyor.
Sağlıkta teşhis süreci, günümüzde teknolojinin sunduğu imkanlarla büyük bir hız kazansa da, uzmanlar bu durumun beraberinde getirdiği risklere dikkat çekiyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinde vazgeçilmez araçlar olduğunu, ancak tek başına değerlendirildiklerinde yanıltıcı olabildiklerini ifade etti. Koca'ya göre, doğru tanıya giden yol, hastanın öyküsünün dinlenmesi ve dikkatli bir fiziksel muayeneden geçiyor.
Görüntüleme sonuçları yanıltıcı olabilir
Bilimsel literatürdeki verileri paylaşan Prof. Dr. Koca, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde bile radyolojik görüntülemelerin "hastalık" gibi algılanabilecek izler gösterebildiğine dikkat çekti. Koca, "Şikayeti bulunmayan kişilerde yüzde 96'ya varan oranlarda omurga disklerinde aşınma veya fıtık benzeri bulgular, omuzda yüzde 78'e kadar sıvı artışı, dizde yüzde 43 oranında kıkırdak hasarı ve kalçada yüzde 68'e varan eklem kenarı sorunları saptanabiliyor. Bu bulguların büyük bir kısmı, hastanın mevcut ağrısı veya şikayetiyle hiçbir bağlantı taşımıyor olabilir" dedi.
Gereksiz cerrahi ve radyasyon riski
Yeterli klinik değerlendirme yapılmadan sadece tetkik sonuçlarına odaklanmanın ciddi sakıncaları olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, bu durumun hastayı gereksiz mali yüklerin yanı sıra, tomografi gibi yöntemlerle lüzumsuz radyasyona maruz bırakabileceğini belirtti. Koca, "Şikayetle uyumlu olmayan bulgular üzerinden ilerlemek, hastayı gereksiz girişimlere ve hatta ameliyatlara sürükleyebilir. Hekim-hasta arasındaki nitelikli iletişimin yerini doğrudan tetkike yönelmenin alması, tıbbi değerlendirmenin bütüncül yapısına zarar veriyor" uyarısında bulundu.
Ameliyatsız çözüm mümkün
Kas-iskelet sistemi hastalıklarında cerrahinin her zaman ilk seçenek olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Koca, bel ve boyun fıtığı gibi pek çok rahatsızlığın ameliyatsız yöntemlerle başarılı bir şekilde yönetilebildiğini hatırlattı. Sadece görüntülere bakılarak verilen cerrahi kararların, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Koca, tedavi sürecinde izlenmesi gereken yolu şu sözlerle özetledi:
"Önceliğimiz her zaman hastanın şikayetini anlamak ve fiziksel muayene yapmaktır. Tetkikler bu sürecin sadece bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR'da görülen her iz tedavi gerektiren bir hastalık demek değildir. Önemli olan, görüntüdeki iz ile hastanın şikayetinin birbiriyle uyumlu olup olmadığını doğru analiz etmektir."