Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Mutfaktaki sessiz katil: Uzmanından 5 gram uyarısı

Mutfaktaki sessiz katil: Uzmanından 5 gram uyarısı

Sağlık dünyası, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında kritik bir uyarıyı yeniden gündeme taşıdı. Sivas Numune Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, tuzun vücut fonksiyonları için gerekli olduğunu ancak sınırın aşılması durumunda hipertansiyon, kalp yetmezliği ve böbrek hasarı gibi ciddi tabloların kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.

Nefroloji uzmanları, sofraların vazgeçilmezi olan tuzun aşırı tüketiminin hayati riskler taşıdığına dikkat çekerek, günlük limitin bir tatlı kaşığını geçmemesi gerektiğini vurguluyor.

Sağlık dünyası, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında kritik bir uyarıyı yeniden gündeme taşıdı. Sivas Numune Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, tuzun vücut fonksiyonları için gerekli olduğunu ancak sınırın aşılması durumunda hipertansiyon, kalp yetmezliği ve böbrek hasarı gibi ciddi tabloların kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.

Kalp ve böbrekler alarm veriyor

Tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kan basıncını yükselttiğini ifade eden Dr. Timuçin, bu durumun organlar üzerindeki yıkıcı etkilerini şu sözlerle açıkladı: "Vücut, fazla tuzu seyreltebilmek için yoğun bir su tutma eğilimine girer. Bu süreç, böbrek süzme ünitelerini yorar ve hipertansiyona zemin hazırlar. Kalp ise bu yüksek basınçla mücadele etmek için daha fazla enerji harcar; zamanla kalp kasları kalınlaşır ve yetmezlik süreci başlar. Tansiyon ilacı kullanıyor olmak, tuzu dilediğiniz kadar tüketebileceğiniz anlamına gelmez; ilaç ve az tuzlu diyet bir bütündür."

Gizli tehlike: İşlenmiş gıdalar

Sofradaki tuzluktan kaçınmanın tek başına yeterli olmadığını belirten uzmanlar, 'gizli tuz' tuzağına dikkat çekiyor. Ketçap, hazır soslar, salamura ürünler, şarküteri çeşitleri ve unlu mamullerin yüksek sodyum içerdiğini hatırlatan Dr. Timuçin, "Maden suyu ve soda tüketiminde dahi sodyum oranlarına bakılmalı. Lezzet arayışında tuz yerine baharatların gücünden faydalanmak, sağlığı korumak adına atılacak en akıllıca adımdır" dedi.

Kaya tuzu yanılgısına dikkat

Son dönemde popülerlik kazanan kaya tuzunun 'sağlıklı ve sınırsız tüketilebilir' olduğu yönündeki inanışın bilimsel bir temeli olmadığını vurgulayan Dr. Timuçin, şu uyarılarda bulundu: "Kaya tuzu da sodyum klorürdür. İçeriğinde eser miktarda bulunan ağır metaller ve radyoaktif maddeler risk oluşturabilir. Kaynağı ne olursa olsun, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği 5 gramlık sınır aşılmamalıdır. Tat tomurcuklarınızın yenilenmesi için sadece 3 haftalık bir sabır yeterlidir; bu sürenin sonunda yiyeceklerin gerçek tadını almaya başlayacak ve eski alışkanlıklarınızın ne kadar tuzlu olduğunu fark edeceksiniz."