Saç ekimi yaptırmak isteyen kişilerin en büyük çekincelerinden biri olan saçları tamamen kazıtma zorunluluğu, gelişen medikal tekniklerle ortadan kalkıyor. Yeni nesil tıraşsız saç ekimi yöntemi, saç uzunluğunu koruyarak ve ani görünüm değişimlerinin önüne geçerek sosyal hayata kesintisiz devam etme imkânı sunuyor.
Kişiye özel planlama ile doğal görünüm Esteworld CEO’su ve Medikal Direktörü Dr. Burak Tuncer, tıraşsız saç ekiminde amacın sadece saçları kesmeden işlem yapmak olmadığını, kişinin saç yapısı ile beklentilerine uygun bir süreç kurgulamak gerektiğini vurguluyor. Yöntemin uygulanma biçimi; kişinin saç yapısına, dökülme seviyesine, donör alanın durumuna ve ihtiyaç duyulan greft sayısına göre belirleniyor. Bazı durumlarda donör bölgenin yalnızca küçük bir kısmı tıraşlanırken, uygun adaylarda mevcut saçların arasından ekim gerçekleştirilebiliyor.
Dünya genelinde estetik operasyonlar ve saç ekimi işlemleri için Türkiye'yi tercih eden hastaların sayısı her geçen gün artış gösteriyor. Uluslararası Sağlık Turizmi Derneği verilerine göre, Türkiye yılda 1 milyonun üzerinde sağlık turistini ağırlarken, saç ekimi operasyonları bu hacmin yaklaşık %60'ını oluşturuyor. Kliniklerin sunduğu tıraşsız ekim gibi konfor odaklı yeni nesil yöntemler, özellikle yurt dışından gelen hastaların operasyon sonrası günlük yaşama hızlı uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.
Uzman değerlendirmesi şart Özellikle iş ve sosyal yaşamına ara vermek istemeyen ya da operasyon geçirdiğinin hemen anlaşılmasını istemeyen kişiler için tıraşsız saç ekimi alternatif bir çözüm oluşturuyor. Ancak yöntemin her hasta için uygun olamayabileceğini belirten uzmanlar, nihayi kararın detaylı saç analizi ve uzman muayenesi sonrasında verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.