Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Şap Hastalığı Olan Hayvanın Eti Yenir mi, Sütü İçilir mi ve Risk Var mı, Aşı Ne Kadar Etkili?

Şap Hastalığı Olan Hayvanın Eti Yenir mi, Sütü İçilir mi ve Risk Var mı, Aşı Ne Kadar Etkili?

Şap hastalığı hayvanlarda hızla yayılan viral bir enfeksiyon olarak yeniden gündemde. Peki şap hastalığı nedir, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir ve insanlara bulaşır mı? Şap hastalığı öldürür mü, tedavisi var mı, et ve süt tüketilir mi? İşte uzmanların uyarıları ve korunma yolları…

Şap hastalığı, özellikle sığır, koyun ve keçi gibi çift toynaklı hayvanlarda hızla yayılan, hayvancılığı doğrudan etkileyen ciddi bir viral enfeksiyon olarak biliniyor. Halk arasında “tabak” ya da “dabak” adıyla da anılan bu hastalık, hem üretimde kayıplara yol açması hem de sürüler arasında kısa sürede yayılabilmesi nedeniyle yakından takip ediliyor. Son dönemde artan vakalar, “Şap hastalığı insana bulaşır mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, hastalığın insanlarda çok nadir görülse de bazı durumlarda bulaş riskinin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Şap Hastalığı Nedir ve Hangi Hayvanlarda Görülür?

Şap hastalığı, Picorna virüs ailesinden Aphthovirus alt grubuna ait bir virüsün neden olduğu, yüksek bulaşıcılığa sahip bir hastalıktır. En sık sığır, koyun, keçi, manda ve yaban domuzu gibi çift tırnaklı hayvanlarda görülür. Evcil hayvanlarda ortaya çıkabildiği gibi, yabani hayvanlar arasında da hızla yayılabilmesi, kontrol sürecini zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

Türkiye’de şap hastalığı vakalarında en çok A, O ve Asia-1 serotiplerinin öne çıktığı biliniyor. Virüsün farklı serotiplere sahip olması, hastalığa karşı geliştirilen bağışıklığın her zaman kalıcı olmamasına ve sürülerde yeniden salgınların görülmesine yol açabiliyor.

Şap Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Şap hastalığı belirtileri, hayvanın yaşına, bağışıklık durumuna ve virüsün serotipine göre değişebiliyor. Ancak sahada en sık görülen bulgular belirli başlıklar altında toplanıyor.

Hastalığın ilk günlerinde hayvanlarda 40-41 dereceye kadar çıkan yüksek ateş dikkat çekiyor. Bunun ardından iştahsızlık, halsizlik ve süt veriminde belirgin düşüş görülebiliyor. En tipik bulgu ise ağız içinde, dilde, dudak çevresinde ve tırnak aralarında su dolu kesecikler oluşması. Bu kesecikler patladığında ağrılı yaralara dönüşebiliyor ve hayvan yem yemekte zorlanabiliyor.

İleri vakalarda salya akıntısı artıyor, dilde soyulma meydana geliyor ve bazı hayvanlarda tırnak düşmesine kadar giden ağır tablolar oluşabiliyor. Özellikle genç hayvanlarda şap hastalığı daha ağır seyredebiliyor ve kalp tutulumuyla ölüm riski artabiliyor.

Şap Hastalığı Nasıl Yayılır?

Şap hastalığı nasıl bulaşır sorusunun yanıtı, hastalığın neden bu kadar tehlikeli görüldüğünü de açıklıyor. Şap virüsü çevre koşullarına karşı son derece dayanıklı bir yapıya sahip. Bu nedenle yalnızca hasta hayvanla temas değil, dolaylı bulaş yolları da büyük risk taşıyor.

Virüs; hasta hayvanların salyası, idrarı, dışkısı ve sütü ile çevreye yayılıyor. Aynı zamanda yemlikler, suluklar, sağım ekipmanları, nakil araçları ve hatta insan kıyafetleri üzerinden taşınabiliyor. Fareler, kuşlar ve yaban domuzu gibi taşıyıcılar da virüsün farklı bölgelere taşınmasında rol oynayabiliyor.

Virüsün yapağıda günlerce, samanda haftalarca ve toprakta uzun süre canlı kalabildiği biliniyor. Bu dayanıklılık, karantina ve dezenfeksiyon uygulamalarını şapla mücadelede vazgeçilmez hale getiriyor.

Şap Hastalığı İnsana Bulaşır mı?

“Şap hastalığı insana bulaşır mı?” sorusu, özellikle hayvancılıkla uğraşanlar ve kırsalda yaşayanlar tarafından sıkça araştırılıyor. Uzmanlara göre şap hastalığının insanlara bulaşması mümkündür ancak bu durum oldukça nadirdir.

Bulaş genellikle hasta hayvanlarla yakın temas, enfekte süt ve süt ürünleri tüketimi ya da hijyen kurallarının ihmal edilmesiyle ilişkilendiriliyor. İnsanlarda görüldüğünde ise tablo çoğunlukla hafif seyrediyor.

Şap Hastalığı İnsandan İnsana Bulaşır mı?

Şap hastalığının insanlarda görülmesi nadir olduğu gibi, insandan insana bulaşması da olağan kabul edilmiyor. Bu nedenle şap hastalığı, insan sağlığı açısından “yaygın bir salgın riski” olarak değerlendirilmez. Ancak bağışıklığı zayıf bireylerde daha belirgin şikâyetlere yol açabileceği için, şüpheli temas durumlarında sağlık kuruluşlarına başvurulması öneriliyor.

Şap Hastalığı İnsanda Belirtileri Nelerdir?

Şap hastalığı insanlarda görüldüğünde belirtiler genellikle grip benzeri bir tabloyla başlıyor. Boğaz ağrısı, ateş ve halsizlik ilk bulgular arasında yer alıyor. Ardından el, ağız çevresi ve bazen parmak aralarında su dolu kabarcıklar oluşabiliyor.

Bu kabarcıklar, hayvanlardaki lezyonlara benzer şekilde rahatsız edici olabiliyor. Ancak çoğu vakada belirtilerin birkaç gün içinde gerilediği ve kalıcı bir hasar bırakmadığı belirtiliyor.

Şap Hastalığı Öldürür mü?

Şap hastalığı öldürür mü sorusu, özellikle yeni doğan buzağılar ve genç hayvanlar söz konusu olduğunda önem kazanıyor. Yetişkin hayvanlarda hastalık çoğu zaman ölümcül olmasa da, ciddi kilo kaybı, süt veriminde düşüş ve iş gücü kaybı nedeniyle ekonomik açıdan büyük zarar oluşturuyor.

Genç hayvanlarda ise risk daha yüksek. Virüsün kalp kasını tutabildiği vakalarda ani ölümler görülebiliyor. Bu nedenle şap hastalığı, hayvan sağlığı açısından “hafife alınmaması gereken” hastalıklar arasında yer alıyor.

Şap Hastalığı Tanısı Nasıl Konur ve Kaç Günde Geçer?

Şap hastalığı tanısı çoğu zaman ağız içindeki yaralar, tırnak arası lezyonlar, salya akıntısı ve ateş gibi tipik belirtilerle şüphe uyandırıyor. Ancak kesin tanı için veteriner hekim muayenesi ve laboratuvar testleri gerekiyor. Antijen ve antikor testleri, serotipin belirlenmesinde kritik rol oynuyor.

Kuluçka süresi sığırlarda genellikle 2-7 gün, koyunlarda ise 1-6 gün arasında değişiyor. Hastalığın seyri hayvanın bağışıklığına göre değişse de, bağışıklığı güçlü hayvanlarda daha hafif geçebiliyor.

Şap Hastalığının Tedavisi Var mı?

Şap hastalığı viral bir enfeksiyon olduğu için, hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmuyor. Uygulanan yöntemler genellikle destekleyici tedavilere dayanıyor. Veteriner hekimler, hayvanın ağrısını azaltmaya ve ikincil enfeksiyonları önlemeye yönelik uygulamalar yapabiliyor.

Bu noktada asıl hedef, hastalığın yayılmasını durdurmak. Hasta hayvanların izolasyonu, ahır ve ekipman dezenfeksiyonu, yem ve atıkların güvenli şekilde imhası en kritik adımlar arasında gösteriliyor.

Şap Hastalığı Olan Hayvanın Eti ve Sütü Tüketilir mi?

Şap hastalığı olan hayvanın eti ve sütü tüketilir mi sorusu, tüketiciler açısından da merak edilen başlıklardan biri. Uzmanlara göre et uygun şekilde pişirildiğinde virüs etkisiz hale gelebiliyor. Ancak çiğ ya da az pişmiş et tüketimi risk taşıyabiliyor.

Süt konusunda ise daha net bir uyarı yapılıyor. Hastalıklı hayvanların sütü içilmemeli, çünkü virüs süt yoluyla da bulaşma riski taşıyor. Bu nedenle özellikle çiğ süt tüketiminden kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.

Şap Hastalığından Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

Şap hastalığıyla mücadelede en etkili yöntem, düzenli aşılama ve biyogüvenlik önlemleri olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 6 ayda bir uyguladığı aşılama programları, sürü bağışıklığının korunması açısından kritik görülüyor.

Yeni gelen hayvanların kontrol edilmesi, şüpheli hayvanların hemen ayrılması, sağım öncesi ekipman ve meme dezenfeksiyonu yapılması, işletmelerde hastalık riskini belirgin şekilde azaltabiliyor. Şap şüphesi durumunda resmi kurumlara bildirim yapılması ise yasal zorunluluk olarak hatırlatılıyor.