Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Sessiz ilerleyen tehlikeye karşı hayati uyarı: Yumurtalık kanserinde geç kalmamak için tek yol bu

Sessiz ilerleyen tehlikeye karşı hayati uyarı: Yumurtalık kanserinde geç kalmamak için tek yol bu

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık kanserinin kadın üreme sisteminde gelişen ve genellikle ileri evreye kadar kendini gizleyen bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

Kadın sağlığını tehdit eden en sinsi hastalıkların başında gelen yumurtalık kanserinde erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çeken uzmanlar, rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık kanserinin kadın üreme sisteminde gelişen ve genellikle ileri evreye kadar kendini gizleyen bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Rahim kanserinden sonra kadınlarda en sık rastlanan ikinci jinekolojik kanser türü olan bu rahatsızlık, aynı zamanda jinekolojik kanserler arasında ölüm oranları en yüksek olan hastalık olarak öne çıkıyor.

Belirti vermeden ilerliyor

Hastalığın en büyük zorluğunun erken aşamalarda neredeyse hiçbir belirti göstermemesi olduğunu belirten Dr. Aydemir, teşhis konulduğunda genellikle sürecin ilerlemiş olduğunu ifade etti. Karın bölgesinde şişkinlik, geçmeyen ağrılar, sık idrara çıkma, kabızlık, bulantı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi şikayetlerin hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıktığını belirten uzman hekim, bu bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Kimler risk altında?

Yumurtalık kanserinde erken teşhisin önemine değinen Dr. Aydemir, hastaların yalnızca yüzde 20'sinin erken evrede yakalanabildiğini kaydetti. Özellikle ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunanlar, genetik yatkınlığı olanlar, hiç doğum yapmamış kadınlar ve erken yaşta menopoza girenler için riskin daha yüksek olduğunu hatırlatan Aydemir, bu gruptaki bireylerin çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kistlerin hepsi kanser habercisi değil

Tanı sürecinde ultrasonografinin en temel araç olduğunu belirten Dr. Aydemir, jinekolojik muayenelerde sıkça rastlanan kistlerin büyük kısmının zararsız olduğunu ancak ayırt edici tanı için uzman değerlendirmesinin şart olduğunu söyledi. Kistin yapısı, boyutu ve karın içi sıvı durumu gibi kriterlerin kötü huylu olup olmadığını belirlemede kritik rol oynadığını ifade eden uzman, kan testleri ve MR gibi yöntemlerle sürecin desteklendiğini belirtti.

Düzenli takip hayat kurtarıyor

Günümüzde yumurtalık kanserini taramak için kesin ve standart bir yöntem bulunmadığını hatırlatan Dr. Aydemir, tek güvenilir koruma kalkanının yıllık jinekolojik muayene ve ultrason takibi olduğunu yineledi. Erken evrede yakalanan vakalarda sağ kalım oranlarının çok daha yüksek olduğunu belirten hekim, kadınların hiçbir şikayetleri olmasa dahi düzenli kontrollerini aksatmamaları konusunda uyardı.