Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen hipertansiyon, çoğu zaman hiçbir uyarı vermeden ilerliyor. Uzmanlar, ciddi sağlık sorunlarına yol açmadan önce tansiyon takibinin hayati önem taşıdığı konusunda uyarıyor.
Kardiyoloji dünyasında "sessiz katil" olarak nitelendirilen hipertansiyon, toplumda her 10 kişiden 3'ünü etkileyen yaygın bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek, birçok bireyin hipertansiyon hastası olduğundan habersiz yaşadığını belirtti.
Hastalığın teşhis edilmesindeki en büyük engelin, kendine özgü bir belirti göstermemesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Seyfeli, "Hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar bize baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya çabuk yorulma gibi şikayetlerle başvurabiliyor. Özellikle enseden başlayıp başın tepesine yayılan baskı tarzındaki ağrılar, tansiyonun yükseldiğine dair önemli bir işaret olabilir" dedi.
Doğru ölçüm hayat kurtarıyor
Tansiyon ölçümünde yapılan hataların yanlış teşhislere yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Seyfeli, ölçüm öncesi dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
Ölçümden önceki yarım saat içinde yemek yememiş, çay, kahve, sigara veya alkol tüketmemiş olmalısınız. Efor sarf ettiyseniz mutlaka dinlenin. Oturur pozisyonda sırtınızı yaslayın, kolunuzu kalp hizasında destekleyin ve ölçüm sırasında konuşmayıp ayak ayak üstüne atmaktan kaçının.
İhmal edilen tansiyon felce kadar götürebilir
Hipertansiyonun sadece bir kan basıncı yüksekliği olmadığını, vücuttaki pek çok organı tehdit eden kronik bir süreç olduğunu belirten Seyfeli, "Tansiyonu kontrol altında tutulmayan hastalar, kalp krizi, kalp yetmezliği, aort damarında yırtılma, felç, görme kaybı ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolarla karşılaşabiliyor. Hedefimiz, kan basıncını 120/80 mmHg seviyesinin altında tutmaktır. Bu değerin üzerindeki her 10 milimetrelik artış, komplikasyon riskini doğrudan yükseltir" uyarısında bulundu.
Uzmanlar, 18 yaşından sonra iki yılda bir, 40 yaşından sonra ise her yıl düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırılmasını öneriyor. Ailesinde genetik yatkınlık bulunan kişilerin ise yaş sınırı gözetmeksizin yıllık kontrollerini aksatmaması gerektiği belirtiliyor. Dijital cihazların yaygınlaşmasıyla evde takibin kolaylaştığını hatırlatan Prof. Dr. Seyfeli, 140/90 mmHg ve üzerindeki değerlerin mutlaka bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.