Günlük hayatta basit bir uyuşma ya da elde keçeleşme hissi olarak başlayan sinir sıkışması, çoğu zaman önemsenmüyor. Ancak uzmanlara göre bu tablo, tedavi edilmediğinde kas erimesi ve kalıcı güç kaybına kadar ilerleyebiliyor. Özellikle 40-60 yaş aralığındaki kadınlarda ve ellerini yoğun kullanan meslek gruplarında daha sık görülen bu rahatsızlık, erken müdahale edilmediğinde ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, en sık karşılaşılan tablonun Karpal Tünel Sendromu olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Sinir sıkışması nedir ve neden ortaya çıkar?
Sinir sıkışması, bir sinirin geçtiği anatomik kanalda baskı altında kalması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Vücudun farklı bölgelerinde görülebilen bu durum, ilgili sinirin görev yaptığı alanda uyuşma, ağrı ve güç kaybı gibi şikayetlere yol açar.
Prof. Dr. Selçuk Göçmen, en sık karşılaşılan türün Karpal Tünel Sendromu olduğunu belirterek, el bileğinde median sinirin sıkışmasının toplumda oldukça yaygın görüldüğünü ifade ediyor. Bunun yanı sıra dirsek bölgesindeki ulnar sinir sıkışmaları ve diz yan kısmındaki peronel sinir baskıları da dikkat çeken diğer tablolar arasında yer alıyor.
Karpal Tünel Sendromu belirtileri nelerdir?
Karpal Tünel Sendromu, el bileğinde bulunan median sinirin baskı altında kalmasıyla gelişir. İlk belirtiler genellikle geceleri artan uyuşma ve elde karıncalanma şeklinde ortaya çıkar. Hastalar çoğu zaman ellerinde keçeleşme hissi yaşadıklarını ifade eder.
İlerleyen vakalarda başparmak ve çevresindeki kaslarda güçsüzlük görülür. Tedavi edilmediğinde ise kas erimesi ortaya çıkabilir. Bu durum, günlük işlerde zorlanmaya ve kavrama gücünde belirgin azalmaya neden olur.
Sinir sıkışması kimlerde daha sık görülür?
Uzmanlara göre sinir sıkışması özellikle 40-60 yaş aralığındaki kadınlarda daha yaygın görülüyor. Bunun yanı sıra ellerini yoğun kullanan meslek grupları da risk altında bulunuyor. Uzun süre bilgisayar kullananlar, el işi yapanlar ve tekrarlayıcı el hareketlerine maruz kalan kişilerde Karpal Tünel Sendromu daha sık ortaya çıkabiliyor.
Diyabet, tiroit hastalıkları, romatizma, menopoz, obezite ve hamilelik de önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Ayrıca bileğin aşırı bükülmesi, sert cisimlerin kuvvetli şekilde tutulması, yanlış oturuş ve yatış pozisyonları ile ani kilo kaybı da sinir üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Tedavi edilmezse ne olur? Kas erimesi ve güç kaybı riski
Sinir sıkışması erken dönemde fark edilmezse tablo ağırlaşabiliyor. Başlangıçta yalnızca uyuşma ve hafif ağrı şeklinde görülen şikayetler, zamanla kalıcı güç kaybına dönüşebiliyor.
Prof. Dr. Selçuk Göçmen, hafif ve orta düzey vakalarda ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedavi yöntemlerinin etkili olduğunu belirtiyor. Ancak ileri evredeki hastalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor.
Yaklaşık 30 dakika süren operasyonlar çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Açık ya da endoskopik yöntemle sinir üzerindeki baskı kaldırılıyor. Hastalar genellikle aynı gün taburcu edilerek kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.
Sinirleri korumak için alınması gereken önlemler
Uzmanlar, sinir sıkışması riskini azaltmak için bazı basit ama etkili önlemlere dikkat çekiyor:
Duruş ve oturuş pozisyonlarına özen gösterilmeli.
Klavye ve fare kullanırken bilekler uzun süre bükülü tutulmamalı.
Dirsekler sert zemine dayanmamalı.
Masa başı çalışmalarda sık mola verilmeli.
Ellerle ağır yük taşımaktan kaçınılmalı.
Düzenli germe ve esneme egzersizleri yapılmalı.
Diyabet ve tiroit gibi kronik hastalıkların kontrolleri aksatılmamalı.
Erken tanı ve doğru tedaviyle sinir sıkışmasının kalıcı hasar bırakmasının önüne geçilebileceği vurgulanıyor. Özellikle Karpal Tünel Sendromu belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması öneriliyor.