Uzmanlar uyarıyor; vücudunuzda hiçbir ağrı ya da sızı hissetmiyor olmanız tansiyonunuzun normal olduğu anlamına gelmiyor. Erken teşhis için düzenli takip hayati bir zorunluluk taşıyor.
Kalp Sağlığı Haftası vesilesiyle hipertansiyonun yarattığı risklere dikkat çeken Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, yüksek tansiyonun tıp dünyasında neden "sessiz katil" olarak tanımlandığını açıkladı. Birçok hastanın, ciddi bir sağlık sorunuyla karşılaşana dek tansiyon hastası olduğunu dahi bilmediğini belirten Dönmez, bu durumun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi geri dönüşü zor tabloları tetiklediğini vurguladı.
Belirti yokluğu yanıltıcı olabilir
Hastalığın her zaman baş ağrısı, çarpıntı veya burun kanaması gibi net sinyaller vermediğine değinen Doç. Dr. Dönmez, şikâyetlerin yokluğunun tansiyonun dengede olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Uzman isim, hastaların kendilerini iyi hissetseler dahi rutin kontrollerini aksatmamaları gerektiğini, zira hipertansiyonun sinsi bir şekilde organlara zarar vermeye devam edebileceğini belirtti.
Sağlıklı yaşamın altın kuralları
Hipertansiyonla mücadelede ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de kritik bir rol oynadığını hatırlatan Dönmez, riskleri minimize etmek için şu önerilerde bulundu:
Tuz tüketimini minimuma indirin, düzenli fiziksel aktiviteyi hayatınızın bir parçası haline getirin. İdeal kilonuzu korumaya özen gösterin; sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durun. Dengeli beslenme alışkanlığı kazanarak doktorunuzun belirlediği periyotlarda tansiyon değerlerinizi takip edin.
Doğru bir yönetim ve erken teşhisle hipertansiyonun kontrol altına alınabileceğini belirten Doç. Dr. İbrahim Dönmez, tansiyon değerlerini stabil tutan bireylerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini önemli ölçüde düşürdüğünü sözlerine ekledi.