KBB Uzmanı Opr. Dr. Erdoğan Maral, rinoplasti operasyonlarında popüler kültürün yarattığı tek tip burun beklentisinin cerrahi başarıyı gölgelediğini belirterek, yüzün anatomik yapısına uygun özgün tasarımların önemine dikkat çekti.
Estetik cerrahide son dönemde sosyal medyanın etkisiyle gelişen "kopyala-yapıştır" burun talepleri, uzmanları harekete geçirdi. Kocaeli Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nde görevli Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Erdoğan Maral, rinoplastinin sadece bir doku operasyonu değil, yüzün genel mimarisiyle uyum içinde olması gereken sanatsal bir süreç olduğunu vurguladı.
Standart kalıplar doğallığı yok ediyor
Dr. Maral, her bireyin kemik yapısının, cilt dokusunun ve mimik hareketlerinin birbirinden farklı olduğunu hatırlatarak, başka bir yüzde mükemmel duran bir burnun, farklı bir yüzde yapay ve uyumsuz görünebileceğini ifade etti. Başarılı bir estetik müdahalenin sırrının, dışarıdan bakıldığında "estetik yapıldığı anlaşılmayan" bir doğallıkta saklı olduğunu belirten Maral, "İnsanlar yüzünüzdeki olumlu değişimi fark etmeli ancak bunun cerrahi bir müdahale olduğunu kolayca anlayamamalıdır. Başarının zirvesi budur" değerlendirmesinde bulundu.
Nefes kalitesi estetikle birleşmeli
Burun estetiğinin sadece görsel bir kaygı olmadığını, aynı zamanda fonksiyonel bir iyileştirme süreci olduğunu belirten Opr. Dr. Maral, operasyon sırasında nefes alma kalitesinin de mutlaka optimize edilmesi gerektiğini belirtti. Modern cerrahi standartlarının artık estetik ve fonksiyonu birbirinden ayırmadığını vurgulayan uzman hekim, şunları kaydetti:
"İyi bir rinoplasti, hastanın yaşam kalitesini doğrudan artırır. Ameliyat öncesinde yapılan detaylı yüz analizi ve hasta ile gerçekleştirilen kapsamlı görüşmeler, kişiye en çok yakışan ve yıllar geçse de doğallığını koruyacak burnu tasarlamamıza olanak tanır. Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak, cerrahi bir hata olduğu kadar estetik bir yanılgıdır."