Türkiye’de üniversite sınavında derece yaparak tıp fakültesine giren, eğitim hayatını tamamen burslarla tamamlayan ve genç yaşta Harvard Üniversitesi’nde kanser araştırmaları yapan bilim ekibine katılan Berk Kaan Aktaş, akademik dünyada dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. Özellikle “Harvard’lı Türk bilim insanı Berk Kaan Aktaş kimdir?” sorusu, bilim ve sağlık alanındaki gelişmeleri takip edenler tarafından merak ediliyor. İşte kanser araştırmaları yapan genç doktorun hayatı, eğitimi ve akademik kariyeri.
Harvard’lı Türk Bilim İnsanı Berk Kaan Aktaş Kimdir?
Berk Kaan Aktaş, 1997 yılında Düzce’de dünyaya geldi. Hemşire bir anne ve polis bir babanın ilk çocuğu olan Aktaş’ın çocukluğu, ailesinin görevleri nedeniyle Türkiye’nin farklı şehirlerinde geçti. Anaokulunu Adıyaman’da, ilkokulu Karadeniz Ereğli’de, lise eğitimini ise Bursa’da tamamladı. Bu farklı şehir deneyimleri, onun erken yaşta uyum yeteneği kazanmasına katkı sağladı.
Bilime olan ilgisi çocukluk yıllarında başlayan Aktaş, TÜBİTAK’ın Bilim Çocuk ve Bilim Teknik dergileriyle büyüdü. Henüz 17 yaşındayken bilim insanı olma hedefini netleştiren Aktaş, bu kararıyla akademik yolculuğunun temelini attı.
Berk Kaan Aktaş’ın Üniversite Başarısı ve Tıp Eğitimi Nasıl Şekillendi?
Üniversite sınavında üç farklı puan türünde derece yapan Berk Kaan Aktaş, Türkiye genelinde 22’nci oldu. Tercihini tıp fakültesinden yana kullanan Aktaş, bu kararını insan hayatına doğrudan katkı sağlama isteğiyle verdi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) Tıp Fakültesi’nde tam burslu olarak eğitim gördü. Ailesinden maddi destek almadan yurtta kalan Aktaş, disiplinli çalışma süreciyle dikkat çekti. Tıp fakültesini birincilikle tamamlaması, onun akademik başarısının önemli göstergeleri arasında yer aldı.
TUS Dereceleri Berk Kaan Aktaş’ı Nasıl Zirveye Taşıdı?
Mezuniyet sonrası akademik ivmesini kaybetmeyen Berk Kaan Aktaş, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi.
2021 Eylül TUS’ta Türkiye 3’üncüsü olan Aktaş, 2022 Mart TUS’ta ise Türkiye 1’incisi olarak önemli bir başarıya imza attı. Bu dereceler, onun uluslararası akademik merkezlerin dikkatini çekmesini sağladı.
Berk Kaan Aktaş Harvard Üniversitesi’ne Nasıl Kabul Edildi?
Zamanla ilgisi patoloji alanına yönelen Aktaş, bu tercihini doğa bilimlerine olan ilgisi ile tıpta insan hayatına dokunma isteğini birleştirmek şeklinde tanımlıyor. Kanser patolojisi alanında çalışmaya karar veren genç doktor, bu alanda dünyanın en güçlü merkezlerinden biri olan Harvard Üniversitesi’ni hedefledi.
Yıllar süren yoğun akademik hazırlık, araştırma deneyimi ve disiplinli çalışma sürecinin ardından Berk Kaan Aktaş, 27 yaşında Harvard Üniversitesi’ne kabul edildi. Bu gelişme, onu Harvard’da görev yapan Türk bilim insanları arasına taşıdı.
Harvard, Dana-Farber ve MIT ile Yürütülen Kanser Araştırmaları
Berk Kaan Aktaş, Harvard Üniversitesi’nde patoloji asistanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Dana-Farber Cancer Institute ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) ile ortak yürütülen kanser araştırmalarında aktif rol alıyor.
Çalışma alanları arasında kolon kanseri, pankreas kanseri, safra yolu kanserleri ile yumuşak doku ve kemik tümörleri bulunuyor. Aktaş, özellikle kanserin neden arttığı, genç yaşlarda neden daha sık görüldüğü ve erken tanının nasıl güçlendirilebileceği sorularına bilimsel yanıtlar arıyor.
Ailesinin İlk Doktoru Olmak Berk Kaan Aktaş İçin Ne Anlama Geliyor?
Berk Kaan Aktaş, ailesinden çıkan ilk doktor olma özelliğini taşıyor. Bu durumun kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Aktaş, en büyük desteği ailesinden aldığını vurguluyor. Öğrencilik yıllarında tanıştığı ve 26 yaşında evlendiği eşi Ezgi Aktaş da onun akademik yolculuğunda önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor.
Berk Kaan Aktaş’ın Başarısının Sırrı Ne?
Başarısını uzun saatler çalışmaktan ziyade hedef odaklı ve verimli çalışmaya bağlayan Berk Kaan Aktaş, Türkiye’de aldığı eğitimin kendisine disiplin kazandırdığını ifade ediyor. Harvard’da yürüttüğü kanser araştırmalarıyla hem Türk bilim dünyasını uluslararası alanda temsil ediyor hem de gelecekte kanserin erken tanı ve tedavisine katkı sunmayı hedefliyor.