Uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen yüksek tansiyonun kalp krizi ve felç gibi ölümcül sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunarak, erken teşhis için düzenli ölçümün hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Sağlık dünyasında sıkça karşılaşılan ancak genellikle hafife alınan hipertansiyon, damar duvarlarına uygulanan basıncın normalin üzerine çıkmasıyla karakterize edilen ciddi bir sağlık sorunudur. Sivas Numune Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Gülşah Altun, hastalığın çoğu zaman hiçbir uyarıcı belirti göstermeden ilerlediğini, bu nedenle tıp dünyasında "sessiz katil" olarak adlandırıldığını belirtti. Baş ağrısı veya kulak çınlaması gibi hafif şikayetlerin genellikle göz ardı edildiğini ifade eden Altun, hastalığın ancak tehlikeli bir boyuta ulaştığında fark edilebildiğine dikkat çekti.
Erken teşhis için yaş gruplarına göre takip şart
Toplumun önemli bir kesimini etkileyen yüksek tansiyon, özellikle 65 yaş üstü bireylerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülüyor. Uzmanlar, 40 yaşını doldurmuş her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçümü yaptırmasını öneriyor. Ailesinde diyabet veya kalp rahatsızlığı öyküsü bulunanlar için bu tarama süreci 30 yaşından itibaren başlamalı. Hipertansiyonun sadece bir tansiyon yüksekliği olmadığını, aynı zamanda böbrek yetmezliği, inme ve görme kayıplarının da ana tetikleyicisi olduğunu belirten Dr. Altun, her beş diyaliz hastasından birinin bu hastalık nedeniyle tedavi gördüğünü hatırlattı.
Tuz tüketiminde kritik sınır: Bir çay kaşığı
Hipertansiyonun oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı alışkanlıkları büyük rol oynuyor. Türk toplumunda önerilenin dört katı kadar tuz tüketildiğini vurgulayan Dr. Altun, günlük toplam tuz alımının bir çay kaşığını (5 gram) geçmemesi gerektiğini ifade etti. Hareketsiz yaşam, sigara, alkol ve kronik stresin tansiyonu tetikleyen diğer unsurlar olduğunu belirten uzman, hastaların kendilerini iyi hissettikleri dönemlerde dahi ilaç tedavilerini bırakmamalarının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Sağlıklı yaşam ile kontrol altına alınabilir
Hipertansiyonla mücadelede en etkili yöntemin sağlıklı yaşam tarzını benimsemek olduğunu söyleyen Dr. Altun, düzenli fiziksel aktivitenin ve ideal kiloyu korumanın tedavi sürecini desteklediğini belirtti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın ölümünden doğrudan veya dolaylı olarak sorumlu olan bu hastalık, erken tanı ve doğru hekim takibiyle yönetilebilir bir durumdur. Uzmanlar, toplumda farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hipertansiyona bağlı komplikasyonları önlemede en güçlü kalkan olduğunu savunuyor.