TFF Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Gökay, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun samimiyetine vurgu yaparak, eleştirilerin aksine Hacıosmanoğlu’nun tek gayesinin Türk futbolunun geleceğini kurtarmak olduğunu belirtti.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Futbol Altyapı ve Gençlik Projelerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Gökay, federasyonun mevcut yönetimine ve Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun çalışma prensiplerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gökay, son iki yıldır şeffaf ve adaletli bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade ederek, makamların geçiciliğine ve temel amaçlarının gelecek nesillere onurlu bir miras bırakmak olduğuna dikkat çekti.
Gökay, "Bizler bu koltuklarda sadece vatana hizmet etmek için bulunuyoruz. Çoluğumuza çocuğumuza haysiyetli bir geçmiş bırakmak, en büyük motivasyon kaynağımızdır. İstişare kültürünü merkeze alarak, kişisel hırslardan arınmış bir şekilde Türk futbolunu ileriye taşıma gayretindeyiz" dedi.
Dünya Kupası hedefi: Final New York’ta
A Milli Takım’ın Dünya Kupası’na katılım sürecini değerlendiren Gökay, 24 yıllık bir aranın ardından bu başarıya ortak olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Hedeflerinin sadece katılım olmadığını belirten Gökay, "Gruptan çıkacağımıza inancımız tam. New York’ta temmuz ayının ortasında final maçına çıkıp bu gururu milletimize yaşatmak istiyoruz. Ülkemizin bu mutluluğa ve başarıya ihtiyacı var; tüm konsantrasyonumuzu bu büyük hedefe yönelttik" şeklinde konuştu.
"Samimiyetin bedeli bazen yanlış anlaşılmaktır"
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na yönelik eleştirilere de yanıt veren Cengiz Gökay, başkanın alışılmışın dışında bir karaktere sahip olduğunu savundu. Hacıosmanoğlu’nun "iki yüzlü" bir profil çizmekten kaçındığını belirten Gökay, şu ifadeleri kullandı:
"Başkanımız, günü kurtarmak adına popülist söylemlere sığınmıyor. Bu duruşu bazen yanlış anlaşılmasına neden olsa da, onun tek derdi Türk futbolunun geleceğidir. O, laf yetiştirmek yerine sorumluluk almayı tercih eden bir lider. Türk milletinin, zamanı geldiğinde kimin samimi olduğunu ve kimin sadece milletine hizmet etmek için bedel ödediğini çok iyi göreceğine inancım tam."
Gökay, Hacıosmanoğlu’nun duygusal bağlılığının ve dürüstlüğünün, Türk futbolunun yeniden ayağa kalkması noktasında en büyük itici güç olduğunu sözlerine ekledi.