Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Spor Dünya Kupası'nda Yamal krizi! Gol sevincine ırkçı saldırı

Dünya Kupası'nda Yamal krizi! Gol sevincine ırkçı saldırı

2026 Dünya Kupası’nda İspanya formasıyla harikalar yaratan 18 yaşındaki Lamine Yamal, Suudi Arabistan maçında attığı golün ardından yaptığı secde sevinci nedeniyle sosyal medyada ırkçı saldırıların hedefi haline geldi.

KAYNAK: AA

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası, İspanya'nın genç yıldızı Lamine Yamal’a yönelik çirkin bir sosyal medya linçine sahne oldu. Suudi Arabistan maçında gol atan Fas asıllı Müslüman futbolcu, gol sevincini secde ederek kutladığı için ırkçı saldırıların hedefi haline geldi.

Secde Sevinci Nefret Dalgasına Dönüştü

21 Haziran Pazar günü Atlanta Stadı'nda oynanan İspanya - Suudi Arabistan mücadelesinin 10. dakikasında takımını 1-0 öne geçiren Lamine Yamal, golden sonra secdeye giderek dua etti. Yeşil sahalarda haç çıkarmak gibi dini semboller normal karşılanırken, 18 yaşındaki futbolcunun İslami kutlaması sosyal medyada organize bir karalama kampanyasını tetikledi. Yapay zeka ile üretilen sahte görseller eşliğinde paylaşılan mesajlarda şu ifadeler yer aldı: "Müslüman değil, Hristiyan bir İspanya", "Bir Arap asla İspanyol olamaz", "Bir iğrenç siyah, her zaman iğrenç bir siyah kalacak."

Tepkiler Çığ Gibi: "Sistemli Bir Saldırı"

Genç yıldız, kramponlarında annesinin memleketi Ekvator Ginesi ile babasının memleketi Fas'ın bayraklarını taşıdığı için de İspanya formasını hak etmemekle suçlandı. Dijital dünyayı ikiye bölen olayda, "Katolik Üniversiteliler" adlı bir hesabın "(Hristiyanlığa) Lamine Yamal'ın dönüşü için dua edelim" paylaşımına, pek çok kullanıcı "İspanyol ve Katolik olduğunuz için sizlerden utanıyoruz." diyerek sert tepki gösterdi.

İspanya Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Gözlemevi verilerine göre Yamal, sosyal medyada en çok nefret söylemine maruz kalan sporcular arasında ilk sıralarda yer alıyor. Uzmanlar, genç futbolcuya yapılan bu saldırıların münferit olmadığını, uzun süredir devam eden sistematik bir ayrımcılığın parçası olduğunu vurguluyor.