UEFA Uluslar Ligi'nde A Milli Futbol Takımı, grubundaki kaderini doğrudan etkileyecek hayati bir karşılaşmada İtalya ile kozlarını paylaşmaya hazırlanıyor. İki ekibin de mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıkacağı bu dev mücadele öncesinde, futbol dünyasının usta ismi Fatih Terim Çizme basınına değerlendirmelerde bulundu. İtalya'nın saygın spor gazetelerinden Gazzetta dello Sport'a konuşan tecrübeli teknik adam, hem milli takımın mevcut durumunu mercek altına aldı hem de dev maç öncesi sahada belirleyici olacak faktörleri sıraladı.
Eksiklerin Yokluğunda Genç Yetenekler Sahneye Çıkacak
Milli takımın en önemli kozlarından Hakan Çalhanoğlu ve Kenan Yıldız'ın kritik mücadelede forma giyemeyecek oluşunu değerlendiren Terim, iki oyuncunun da yokluğunun hissedileceğini gizlemedi. Ancak kadrodaki potansiyele dikkat çeken tecrübeli çalıştırıcı, bu tür zorlu atmosferlerin yeni liderler doğurduğunun altını çizdi. Kadroda Arda Güler gibi sıradışı bir yeteneğin yanı sıra Can Uzun gibi büyük gelecek vaat eden isimlerin bulunduğunu belirten Terim, önemli eksikliklere rağmen bu mücadelenin genç oyuncular için bir vitrin ve sorumluluk üstlenme fırsatı olduğunu ifade etti.
Sahadaki Karakter ve Taktiksel Disiplin Belirleyici Olacak
İtalya karşısında alınacak sonucun sadece bireysel yeteneklere bağlı olmadığını vurgulayan Fatih Terim, sahada sergilenecek duruşun önemine işaret etti. İtalyan milli takımının yapılan en küçük hatayı dahi cezalandırabilecek yüksek bir tecrübeye sahip olduğunu hatırlatan Terim, Ay-Yıldızlı ekibin 90 dakika boyunca cesur, akıllı ve disiplinli bir oyun ortaya koyması gerektiğini dile getirdi.

Montella ile İstikrar ve Yeni Futbol Kimliği
Dünya Kupası sürecinin ardından teknik direktör Vincenzo Montella ile yola devam edilmesini de son derece doğru bir adım olarak niteleyen Fatih Terim, futbolda başarının anahtarının istikrardan geçtiğini vurguladı. Birkaç yıl önce Uluslar C Ligi seviyesinden bugün gelinen noktaya dikkat çeken tecrübeli teknik adam, Montella'nın oyun felsefesini takıma yerleştirmesi için zamana ve sabra ihtiyaç olduğunu ifade ederek Türkiye'nin güçlü altyapısı ve potansiyeliyle sürdürülebilir bir futbol kimliği kazanacağına inandığını belirtti.