İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada yeni ve kritik gelişmeler yaşandı.
Eski hakemler Taner Gizlenci, Emre Altun ve Süleyman Abay’ın müşteki ve bilgi sahibi sıfatıyla verdikleri ifadeler dava dosyasına girdi. İfadelerde; Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından açıklanan klasman listelerinin kısa süre içinde gerekçesiz şekilde değiştirilmesi, ilk listede yer alan çok sayıda ismin ikinci listede tasfiye edilmesi ve hakem atamalarının yapıldığı dijital altyapıya dışarıdan müdahale edildiği yönündeki iddialar detaylarıyla yer aldı.
İfadelerde geçmiş maçlar ve tasfiye iddiaları öne çıktı
Müşteki ve bilgi sahibi sıfatıyla ifade veren üç ismin beyanlarındaki en dikkat çekici ortak nokta, geçmiş yıllarda belirli kritik müsabakalarda görev yapan hakem ve gözlemcilerin yıllar sonra aynı dönemde sistematik biçimde liste dışı bırakıldığı iddiası oldu.
Taner Gizlenci, 2015 yılında görev yaptığı bir karşılaşmanın ardından hakemlere düşük not verilmesi yönünde telkin aldığını ancak bunu reddederek gözlemlerini objektif raporladığını belirtti. Gizlenci, 2024 yılında herhangi bir gerekçe gösterilmeden klasman dışı bırakılmasının bu geçmiş olayla bağlantılı olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Emre Altun ise aktif hakemlik yaptığı dönemde yönettiği bir maçın ardından stat çıkışının masa ve sandalyelerle barikatlanması sebebiyle hakem heyetiyle birlikte saatlerce mahsur kaldıklarını, alandan ancak polis ve itfaiye müdahalesiyle çıkarılabildiklerini aktardı. Altun, o dönemdeki benzer maçlarda görev alan hakem ve gözlemcilerin yıllar sonra topluca klasman dışına itildiğini öne sürdü.
bir diğer müşteki Süleyman Abay da 2015'teki bir müsabakanın ardından kendisinin de aralarında yer aldığı yaklaşık 20 kişilik hakem ve gözlemci grubu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yürütülen adli soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini hatırlattı. Abay, 2024'te liste dışı kalan isimlerin büyük çoğunluğunun söz konusu dönemdeki maçlarda görev alan kişilerden oluştuğunu iddia etti.
2022 ve 2024 klasman krizleri: Tahkim kararları ve AİHM süreci
İfadelerde 8 Mart 2022 tarihi ile 2024-2025 sezonu başında yaşanan gelişmeler iki ana kırılma noktası olarak dosyaya yansıdı. Ferhat Gündoğdu’nun MHK Başkanlığı döneminde lig devam ederken görevden çıkarıldıklarını belirten Taner Gizlenci ve Süleyman Abay, 2022'de Tahkim Kuruluna başvurduklarını ve duruşmalı inceleme neticesinde haklı bulunarak görevlerine iade edildiklerini beyan etti. Bu kararın ardından Gündoğdu görevinden ayrılmıştı.
Ancak benzer tablo 2024-2025 sezonu öncesinde yeniden yaşandı. Gizlenci ve Abay, açıklanan ilk klasman listesinde yer aldıklarını, 10 Ağustos 2024'teki hakem seminerine katılarak görev üstlendiklerini, fakat 28 Ağustos'ta yayımlanan ikinci listeyle hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin liste dışı bırakıldıklarını kaydetti. Yazılı başvurularına ise yalnızca "MHK'nin sezon planlaması" yanıtının verildiği aktarıldı.
Süleyman Abay, ikinci listeden sonra Tahkim Kuruluna yaptığı itirazın bu kez 4'e karşı 3 oyla reddedildiğini ve konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdığını ifade etti. Emre Altun ise ikinci listeyle 13 hakem ve 6 gözlemcinin görevine son verildiğini, bu süreçte MHK Talimatnamesinde hiçbir değişiklik yapılmadığı için işlemin usulsüz olduğunu savundu.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu Talimatı gereğince klasman kadrolarının tespiti ve ilanı belirli takvim ve kriterlere bağlıdır. Talimatnamelerde devrim niteliğinde bir değişiklik yapılmaksızın ya da somut performans ve disiplin verileri sunulmaksızın sezon ortasında veya seminer sonrasında listelerin güncellenmesi, spor hukuku açısından kazanılmış hakların ihlali ve idari işlemin iptali davalarına konu olmaktadır.
Futbol Yönetim Sistemi'ne manuel müdahale ve maddi kayıp beyanları
Emre Altun’un ifadesinde öne çıkan bir diğer iddia ise doğrudan hakem atama altyapısına ilişkin oldu. Normal şartlarda atamaların hakem puanı, maçın zorluk derecesi ve daha önceki takım eşleşmeleri gibi objektif parametrelerle sistem tarafından otomatik kurgulandığını belirten Altun; bazı dönemlerde MHK ve TFF yönetiminden gelen talimatlarla sistemde manuel değişiklikler yapıldığını ileri sürdü. Altun, "Yapılan işlemlerin izi Futbol Yönetim Sistemi isimli programdan belirlenebilir" diyerek log kayıtlarının incelenmesini talep etti.
Altun ayrıca, talimatnameye göre 9 kişiden oluşması gereken MHK'nin ifade tarihi itibarıyla 7 kişiyle faaliyet gösterdiğini, bu durumun alınan kararların hukuki geçerliliğini etkileyebileceğini vurguladı. İfadelerde yer alan bir diğer iddia ise Ahmet Şahin isimli şahsın her iki dönemdeki listelerin şekillenmesinde arka planda rol oynadığı yönünde oldu. Şahin'in seyahat trafiğinin ve kimlerle iletişimde olduğunun tespiti istendi.
Soruşturma dosyasında liste dışı bırakılan isimlerin uğradığı maddi kayıplara da dikkat çekildi. Süper Lig ve üst klasman hakemlerinin bir sezonda elde ettiği maç başı ücretleri, telifler ve harcırahlar milyon liralık hacimlere ulaşırken; UEFA listesinde yer alan hakemlerin ekstra on binlerce avro gelir imkanından mahrum kaldığı kaydedildi.
Soruşturmanın ilerleyen safhalarında; Futbol Yönetim Sistemi’ne ait veri tabanı ve kullanıcı hareket (log) kayıtları, MHK toplantı tutanakları, elektronik yazışmalar ile Tahkim Kurulu dosyalarının dijital incelemelerle karşılaştırılması neticesinde adli tablonun netleşmesi bekleniyor.