2024 Paris Olimpiyatları’nda altın madalya kazanarak dünya spor tarihine adını yazdıran Cezayirli boksör Imane Khelif, uzun süredir devam eden cinsiyet tartışmalarına ilk kez kapsamlı şekilde yanıt verdi. Uluslararası kamuoyunda “Imane Khelif cinsiyeti nedir, kadın mı erkek mi?” soruları gündemdeki yerini korurken, şampiyon sporcu genetik yapısına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fransız basınına konuşan Khelif, SRY genine sahip olduğunu doğruladı ancak kadın kimliğini net bir dille savundu.
Imane Khelif Kimdir?
Imane Khelif, Cezayirli profesyonel bir boksör ve olimpiyat şampiyonudur. Kadınlar boks kategorisinde yarışan Khelif, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda elde ettiği altın madalya ile hem ülkesinde hem de uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Kariyeri boyunca birçok uluslararası turnuvada yer alan sporcu, fiziksel gücü ve ringdeki disipliniyle dikkat çekti.
Ancak olimpiyat süreciyle birlikte Imane Khelif’in sportif başarısından çok, biyolojik yapısı ve cinsiyeti tartışma konusu hâline geldi. Bu tartışmalar, sporcunun uzun süre sessiz kalmasına neden oldu.
Imane Khelif Cinsiyeti Nedir, Kadın mı Erkek mi?
Gündemin en çok merak edilen sorusu olan “Imane Khelif kadın mı erkek mi?” tartışmasına Khelif net bir yanıt verdi. Cezayirli boksör, hukuki, sosyal ve kimlik açısından kadın olduğunu ve hayatı boyunca bir kadın olarak yaşadığını ifade etti.
Khelif, herhangi bir cinsiyet geçiş süreci yaşamadığını, trans birey olmadığını ve doğuştan gelen genetik bir farklılığa sahip olduğunu vurguladı. Açıklamasında, büyüdüğü sosyal çevrede ve ailesinde her zaman kadın kimliğiyle tanındığını belirtti.
SRY Gen Ne Demek? Imane Khelif’in Genetik Yapısı
Imane Khelif’in açıklamalarında en çok dikkat çeken başlıklardan biri SRY geni oldu. Peki, SRY gen ne demek?
SRY geni, biyolojik olarak Y kromozomu üzerinde bulunan ve erkeklik gelişiminde rol oynayan bir genetik belirteç olarak biliniyor. Khelif, yaptığı açıklamada Y kromozomuna bağlı SRY genine sahip olduğunu doğruladı. Ancak bu durumun, tek başına bireyin cinsiyetini belirlemediğini vurguladı.
Sporcu, bu genetik durumun DSD (Cinsiyet Gelişim Farklılığı) olarak adlandırıldığını ve tamamen doğuştan geldiğini ifade etti. Khelif’e göre bu durum, onun kadın kimliğini ortadan kaldırmıyor.
Hormon Tedavisi İddialarına Açıklık Getirdi
Imane Khelif, olimpiyat sürecinde gündeme gelen hormon iddialarıyla ilgili de ilk kez detaylı konuştu. Paris 2024 öncesinde, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin belirlediği kriterlere uyum sağlamak amacıyla doktor kontrolünde hormon tedavisi gördüğünü açıkladı.
Bu tedavinin amacının, testosteron seviyesini belirlenen sınırlar içinde tutmak olduğunu belirten Khelif, sürecin tamamen resmi ve denetimli şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Sporcu, bu uygulamanın herhangi bir avantaj sağlamadığını, yalnızca kurallara uyum amacı taşıdığını dile getirdi.
Küresel Eleştirilere Sert Yanıt
Paris 2024 sürecinde aralarında ünlü siyasetçiler ve iş insanlarının da bulunduğu birçok isim, Imane Khelif’in kadınlar kategorisinde yarışmasını eleştirdi. Khelif ise bu yorumları “insan haklarına yönelik saldırı” olarak nitelendirdi.
Cezayir gibi muhafazakâr bir toplumda büyüdüğünü hatırlatan sporcu, çocukluğundan bu yana kadın olarak yaşadığını ve kimliğinin sorgulanmasının kendisi üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturduğunu söyledi. Dijital zorbalığa maruz kaldığını kabul eden Khelif, buna rağmen ringdeki başarısından ödün vermeyeceğini vurguladı.
Hedef Los Angeles 2028: Tüm Testlere Hazırım
Imane Khelif, spor kariyerine dair kararlılığını da açıkça ortaya koydu. Los Angeles 2028 Olimpiyatları için hedef koyan şampiyon boksör, gerekli görülmesi hâlinde tüm genetik ve biyolojik testlere girmeye hazır olduğunu duyurdu.
Daha önce Eindhoven’daki bir turnuvaya kromozom testi nedeniyle katılamadığını hatırlatan Khelif, buna rağmen mücadeleden vazgeçmediğini söyledi. Test sonuçlarını yeni uluslararası federasyon olan World Boxing ile paylaştığını, ancak henüz resmi bir dönüş almadığını da sözlerine ekledi.
Spor Dünyasında Yeni Bir Tartışmanın Kapısı Aralandı
Imane Khelif’in SRY geniyle ilgili açıklamaları, spor dünyasında etik, biyoloji ve kimlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Genetik farklılıkların spor performansına etkisi ile bireyin kimlik beyanı arasındaki denge, önümüzdeki dönemde uluslararası spor kuruluşlarının en çok tartışacağı başlıklar arasında yer alacak gibi görünüyor.
Khelif ise tüm bu tartışmaların gölgesinde, ringe odaklanmaya ve bir kez daha olimpiyat kürsüsüne çıkmaya kararlı olduğunu dile getirdi.