MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, TBMM kürsüsünden Türk futbolundaki bahis skandallarına ve TMSF yönetimindeki kulüplerin durumuna dikkat çekerek, hukuki yaptırımların uygulanması gerektiğini savundu.
TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen kanun teklifi görüşmeleri sırasında söz alan MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, ekonomiden spora kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının önemli bir kısmını Türk futbolunda yaşanan bahis ve şike iddialarına ayıran Ersoy, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) tutumunu eleştirdi.
Bahis operasyonlarında yaşanan kaos
Ersoy, TFF tarafından başlatılan bahis ve şike soruşturmalarının ligin orta yerinde büyük bir kaosa yol açtığını belirtti. Özellikle alt liglerdeki takımların, futbolcularının aldığı hak mahrumiyeti cezaları nedeniyle kadro derinliklerini kaybettiğini ve sportif dengenin bozulduğunu vurgulayan Ersoy, "Futbolcular bilinçsizce hareket ederek kendi TC kimlik numaralarıyla bahis sitelerine girmişler. Bu durumun yarattığı mağduriyetleri Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak'a da ilettim" ifadelerini kullandı.
Yöneticiler için 12 puan silme talebi
İstanbul Başsavcılığı'nın 33 yöneticinin kendi takımları aleyhine bahis oynadığına dair tespitlerini hatırlatan Ersoy, TFF'nin bu isimleri açıklamada geç kaldığını savundu. Ersoy, "Talimatlar çok açık; bu kişilerin tespiti halinde ya 12 puan silinmeli ya da kulüpler ligden düşürülmeli. Ancak TFF, lig tescil edildikten sonra adım atıyor. Bu durum adalet duygusunu zedeliyor" dedi.
TMSF yönetimindeki kulüplere dikkat çekti
Konuşmasında TMSF'nin futbol dünyasındaki varlığına da değinen Baki Ersoy, hukuk kurallarının çiğnendiğini öne sürdü. Eyüpspor ve Kasımpaşa örneklerini veren Ersoy, "TMSF'nin aynı lig içerisinde iki farklı kulübü yönetme yetkisi hukuken bulunmamaktadır. Mevzuat gereği bu kulüplerin ligden düşürülmesi gerekiyor. Biz sadece hukukun gereğinin yapılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu.
Ekonomik düzenlemelere destek
Futbol gündeminin yanı sıra meclisteki kanun teklifine de değinen Ersoy, üretimi ve teknoloji girişimciliğini destekleyen maddelerin Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığı için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Özellikle sanayicilere yönelik vergi indirimleri ve İstanbul Finans Merkezi'ndeki teşviklerin, küresel rekabette Türkiye'yi daha güçlü bir konuma taşıyacağını ifade etti.