2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki son sınavında ev sahibi ABD'yi nefes kesen bir mücadelenin ardından 3-2 mağlup eden A Milli Futbol Takımı, turnuvaya grup aşamasında veda etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında kameraların karşısına geçen Teknik Direktör Vincenzo Montella, buruk bir sevinç yaşadıklarını belirterek, "Başımız dik bir şekilde ülkemize döneceğiz. Bu galibiyet bin tane zafere bedel bir maç oldu...Bundan sonra daha iyi olacağız. Dünya Kupası’na gelmek 24 yıl sürmeyecek, çok daha kısa sürede geleceğiz” dedi.
"Bu galibiyet bin tane zafere bedel bir maç oldu"
Los Angeles Stadyumu'nda oynanan epik mücadeleyi değerlendiren tecrübeli teknik adam, kadrodaki her oyuncunun ilk 11 seviyesinde olduğunu ve taktiksel tercihler nedeniyle bazı değişikliklere gittiğini ifade etti. Son dönemin takım üzerinde zihinsel olarak büyük bir yük oluşturduğunu dile getiren Montella, oyuncularının reaksiyonundan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle aktardı:
"Bütün futbolcular milli takım bir parçası. Hepsi ilk 11 oynayacak seviyede. Her biri mükemmel bir biçimde takımda yer almayı hak ediyor. İlk 11 ile ilgili kararlarım, taktik seçimlerdi. Son hafta hepimiz için çok zor oldu. Kadroda zihinsel olarak çok enerji sarf eden çok futbolcumuz vardı. Bir dakika sonra gol yiyip ayağa kalkabilmek takım ruhunu ortaya koyan bir göstergeydi. Bu akşam çok mutluyum. Bütün futbolcular yeteneklerini gösterdi. Bu akam oynadıkları gibi bir futbol oynamak ve bu kadar çok ABD’li taraftarın karşısında oynamak... Bu kadar güçlü bir takım olamasalardı bunu beceremezlerdi. Türk haklı adına, oyuncularım ve başkan adına çok mutluyum. Başımız dik bir şekilde ülkemize döneceğiz. Biraz adaletsizlikler de oldu. Ben çok duygusallaştım maçın sonuna doğru. Bu akşamki galibiyet bin tane zafere bedel bir maç oldu."
"Elendiğimiz için hayal kırıklığı içindeyiz ama buna rağmen gurur duyabileceğimiz bir noktadayız"
Gruptaki ilk iki maçta şanssızlıklardan yakınan İtalyan çalıştırıcı, kaçan fırsatlara ve takımın üzerindeki devasa kamuoyu baskısına dikkat çekti. Alınan skorlardan bağımsız olarak sahadaki mücadelenin altını çizen Montella, şu ifadeleri kullandı:
"Biz bütün maçların kazanmak niyetiyle oynuyoruz. İki maç üst ve yan direkten top dışarı çıktı. Futbol bu. Bazen adaletli olmaz ama kabullenmek zorunda kalırız. Sonuçların dışında kadronun nasıl oynadığını, takımın sahada verdiği çabayı da görebilirsiniz. Bu akşam bunu altını çizmek istiyorum. Gol atmak tabii ki şut sayısından daha önemlidir. Ama rakip takımın nasıl oynadığına dayalı olarak yine de gol atılabilir. Burada büyük düzeyde bir baskı var. Belki hiçbirimiz bunu tahmin edemeyebiliriz. Bu kadronun unsurlarından hiçbirini, diğeriyle kıyaslayamayız. Hepsinin üzerinde büyük bir baskı vardı. Ben doğru bağlamda olayları incelemeyi tercih ederim. Biz ilk iki maçta şanslı değildik. En azından iki maçtan birinde berabere kalmak bizim için işleri kolaylaştırabilirdi. Ama ben takımın bu akşam nasıl tepki vereceğini görmek istedim. Tabii ki elendiğimiz için hayal kırıklığı içindeyiz ama buna rağmen gurur duyabileceğimiz bir noktadayız. Bu maçta sergilenen futbol gururumuz açısından önemliydi."
Lojistik Eleştirilere ve Kamp Koşullarına Açıklık Getirdi
Turnuva öncesindeki hazırlık dönemi ve kamp yeri seçimiyle ilgili gelen eleştirilere de yanıt veren Montella, turnuvaya play-off aşamasından dahil olmanın getirdiği lojistik zorlukları hatırlattı. Koşullara anlık olarak adapte olmak zorunda kaldıklarını belirten teknik adam, "Her zaman en ideal koşullar içinde olmadık. Anlık olarak adapte olmamız gerekiyordu. Ama kasımda belki elemelerden çıksaydık farklı olurdu. Ama biz mart sonunda bu turnuvaya girdiğimiz için farklı oldu. Kısa süre içerisinde bu organizasyonları yapmak mümkün gözükmüyordu. Ayrıca Avrupa da play-off’tan katılan takımların hiçbiri kamp yerini değiştiremedi." diyerek organizasyonel kısıtlamalara vurgu yaptı.
"Bundan sonra Dünya Kupası’na gelmek 24 sene sürmeyecek"
Geleceğe dair umutlu mesajlar veren ve bu büyük turnuvadan önemli dersler çıkardıklarını belirten Vincenzo Montella, bitiricilik sorununa değinirken eleştiri bombardımanına karşı oyuncularına psikolojik siper olduğunu ifade etti. Takımın karakterine olan inancını yineleyen deneyimli teknik adam, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bazı fırsatları daha iyi değerlendirebilirdik. Hiç kimseye suç atmak istemem. Bu bir tecrübe, dersler çıkaracağız. Bu konuda yapılabilecek bazı konuları gündeme getirdim ama belki biraz aceleci davranmasaydık daha iyi ilerleyebilirdik. Kale önünde bitiricilikte daha etkili olabilirdik. Ama bazen girmiyor, futbol bu. Hemen de eleştiri bombardımanı oldu ve takım üzerinde farklı bir baskı oluşturuldu. Bizim takım gerçekten büyük baskı altında kaldı. Bütün bunlara rağmen iyi bir tepki verdiler. Elimden geldiğince onların psikoloğu gibi davranmaya çalıştım. Bence bir psikoloji uzmanına ihtiyaç olmayacak. Çünkü takım becerilerini, karakterinin ne kadar yüksek olduğun gösterdi. Bundan sonra Dünya Kupası’na gelmek 24 sene sürmeyecek. Çok daha kısa sürede geleceğiz."