Trendyol Süper Lig'de Çaykur Rizespor'a 2-1 mağlup oldukları karşılaşmanın ardından görevinden istifa eden teknik direktör Burak Yılmaz'a, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'ndan (PFDK) ağır yaptırımlar geldi. İstifasını açıklarken kullandığı ifadeler ve müsabaka sırasındaki tutumları nedeniyle kurula sevk edilen genç teknik adam, disiplin talimatının birden fazla maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle rekor bir cezaya çarptırıldı.
Hem müsabaka hem basın toplantısı cezası
PFDK'nın kararına göre Burak Yılmaz, maç içerisindeki sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle 2 müsabakada soyunma odası ve yedek kulübesine giriş yasağı ile 160 bin TL para cezası aldı. Ancak asıl ağır fatura, istifa ettiği basın toplantısındaki söylemleri nedeniyle kesildi. Kurul, TFF yöneticileri ve kurumların itibarına yönelik saldırı niteliğindeki açıklamaları sebebiyle Yılmaz'a 75 gün hak mahrumiyeti ve tam 1 milyon TL ek para cezası verilmesine hükmetti. Böylece toplam ceza miktarı 1 milyon 160 bin TL'ye ulaştı.
Futbol Disiplin Talimatı'nda ağırlaştırılmış yaptırımlar
Burak Yılmaz'a verilen bu ceza, Futbol Disiplin Talimatı'nın (FDT) 38. maddesinde yer alan "Futbolun Değerini Düşüren ve İtibarını Zedeleyen Açıklamalar" ile 41. maddedeki "Kişilik Haklarına Saldırı" hükümlerinin en üst sınırlarından uygulanmasıyla dikkat çekiyor. 2026 yılı disiplin uygulamalarında, özellikle kurum yöneticilerine ve hakem camiasına yönelik medya yoluyla yapılan eleştirilerin dozu "hakaret" sınırına ulaştığında, para cezaları caydırıcılık amacıyla milyon TL sınırına çekilmiş durumda. Hukukçular, bu kararın son yıllarda teknik sorumlulara verilen en yüksek bireysel para cezalarından biri olduğunu vurguluyor.
Gaziantep FK ile yollarını ayıran Burak Yılmaz’ın, kariyerindeki bir sonraki durakta bu 75 günlük hak mahrumiyeti cezasını çekmesi gerekecek. Kararın tebliğinden sonra deneyimli teknik adamın Tahkim Kurulu'na itiraz hakkı bulunuyor.
BURAK YILMAZ NE DEMİŞTİ?
"Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı burada? Neler geldi, neler geçti. İstedikleri gibi orada Fuat Göktaş'la istedikleri gibi oynatıyorlar, indiriyorlar. Devre arasında Fuat Göktaş beni aradı. Antalya'da kamptayken dedi ki 'bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış' dedi. Ne diyorsun abi? dedim. Ben, 2011-2012'yi yaşamışım. Bu bahis olayı 'benim karın ağrım' dedim ve telefonu kapattım. Aradan 15 dakika sonra beni Fuat Göktaş tekrar geri aradı. Dedi ki 'özür dilerim, yanlış Burak Yılmaz'mış, Iğdır'da birisiymiş, çıkarttırdım' dedi. Benim alnım açık, başım dik. Nasıl bahis oynanır, nereden oynanır, ne yapılır? Ben bilmem öyle şeyleri ki ihtiyacım da yok, takdir edersiniz. "Ondan sonra ben gerekli yerleri aradım. Başkanı aradım, karıştı ortalık. Ondan 3 gün sonra Kocaelispor maçında Burak Pakkan hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Ama atıldıktan sonra verdiğim tepki hatalıydı. Neden haksız atıldım? Ondan sonra Fuat Göktaş'ı aradım, yanlış konuştum. Çünkü bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba? Ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. 'Bahis oynayanları çıkarttırdım' dedi bana. Demediyse Allah şahidim olsun. Ama ben Kocaelispor maçından sonra açtığım telefonda yanlış kelimeler kullandım Fuat Göktaş'a. O da benim hatam. Ama ondan sonra bana, Gaziantepspor'a gereğini yaptılar. Her maçta beni doğradılar. Bu böyledir. Federasyon bu şekilde ilerliyor. "Merkez Hakem Kurulu Başkanı kötü. Niye gitmiyor? Nedir dokunulmazlığı? Kimler geldi, kimler geçti? Bu hakemler çok kötü. Galatasaray da şikayet etti. Karagümrük de şikayetçi. Nasıl düzelecek? Ahbap çavuş ilişkisiyle gidiyor, düzelmez. Ben istifa ediyorum bugün. Bıktım çünkü. Burada bir adaletsizlik var. Burada bir terbiyesizlik var. Burada bir hak yeme var. Bunu bir tek ben söyleyebiliyorum. Çünkü benim alnım açık. Alengirli işlerim yoktur, Allah'ıma şükürler olsun. Ama bu böyle gitmez. A Milli Takımımızı Dünya Kupası'na götürdüler. Başımızın üstünde yeri var. Türk futbolu nereye gidiyor? Dibe çöküyor, herkes hakemi konuşuyor."