İspanya 2. Futbol Ligi'nde Tenerife ile Andorra arasında oynanan lig mücadelesi, yeşil sahalarda eşine ender rastlanan kahredici bir trajediye sahne oldu. Karşılaşmanın uzatma anlarında yaşanan hava topu mücadelesinde Andorra kalecisi Jesús Owono ile çok sert şekilde çarpışan Tenerife'nin 30 yaşındaki hücum oyuncusu Jesús de Miguel Alameda, aldığı darbe sonrası bilincini kaybederek yere yığıldı. Sahada kalbi duran ve sağlık görevlilerinin ilk müdahalesiyle hayata döndürülerek yoğun bakıma kaldırılan talihsiz futbolcu, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Spor dünyasını derin bir yasa boğan bu kaybın ardından spor kamuoyu, pozisyonda kırmızı kart gören kaleci Owono'nun cezai sorumluluğuna odaklandı. Olayın hukuki çerçevesini değerlendiren Spor Hukukçusu Anıl Dinçer, sürecin seyrine dair muhtemel adli ve disiplin senaryolarını anlattı.
Süreç Üç Ayrı Hukuki Kanalda İlerleyebilir
Olayın İspanya sınırları içerisinde gerçekleşmesi sebebiyle sürecin doğrudan İspanyol mevzuatına tabi olduğunu belirten Avukat Anıl Dinçer, davanın disiplin, tazminat ve ceza hukuku olmak üzere birbirinden bağımsız üç farklı mecrada ilerleyebileceğini ifade etti.
İlk ayağın disiplin soruşturması olduğunu vurgulayan Dinçer, İspanya Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu'nun maçın hakem raporu ve video kayıtlarını temel alarak oyuncuya uzun süreli müsabakalardan men cezası uygulayabileceğini dile getirdi. İkinci boyutta ise vefat eden futbolcunun ailesinin uğradığı derin kayıp nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açma hakkının saklı olduğu aktarıldı.
Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme İhtimali ve Sahanın Risk Sınırları
Kamuoyunda en çok tartışılan "Kaleci hapse girecek mi?" sorusuna da açıklık getiren Dinçer, ortada planlı bir kasıt bulunmadığı için dosyanın ancak İspanyol Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde düzenlenen "taksirle ölüme sebebiyet verme" (homicidio imprudente) kapsamında ele alınabileceğini belirtti.
Futbolun doğası gereği temas ve risk barındıran bir spor dalı olduğuna dikkat çeken tecrübeli hukukçu, oyun içi mücadelelerde yaşanan ölümcül kazalarda hapis cezası çıkma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söyledi. Geçmişte doğrudan fiziksel saldırı içeren eylemlere ağır yaptırımlar uygulandığını ancak mevcut vakanın topla oynama esnasında gerçekleştiğini hatırlatan Dinçer, soruşturmanın "kabul edilen spor riski" ya da delil yetersizliği gerekçeleriyle takipsizlikle sonuçlanabileceğini ifade etti.
Buna karşın hakem raporuna giren "kontrolsüz güç" ve "kural dışı aşırı sert müdahale" vurgularının soruşturmayı sıradan bir çarpışmanın ötesine taşıdığına değinen hukukçular, adli makamların vereceği kararın futbol hukuku açısından emsal niteliği taşıyabileceğini vurguluyor.