Güreş Milli Takımı'nın kamp çalışmalarını yakından incelemek üzere Erzurum’a giden Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Türk sporunun iki dev ismi olarak yer aldıkları "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizisindeki oyunculuk serüvenlerini ve set ortamında başlarına gelen unutulmaz olayı detaylarıyla paylaştı. TRT 1’in yüksek bütçeli tarihi yapımında milli sporcu Rıza Kayaalp ile birlikte rol alan Akgül, ata sporu güreşin görkemini ve Osmanlı askerlerinin antrenman kültürünü ekranlara yansıtmaktan büyük bir onur duyduklarını ifade etti.
Rastlantı ile Başlayan Oyunculuk Serüveni
Diziye katılım süreçlerinin tamamen doğal bir sohbet ortamında geliştiğini belirten Taha Akgül, projenin yapımcısıyla Darülaceze’de düzenlenen bir etkinlik sırasında bir araya geldiklerini aktardı. Rıza Kayaalp’in tarihi dönem dizilerine duyduğu ilgiyi dile getirmesi üzerine yapım ekibinin de uzun süredir aklında olan fikrin hayata geçtiğini söyleyen Akgül, bu tatlı tesadüfün ardından kendilerini dizinin sezon finali çekimlerinde bulduklarını kaydetti.

Sette Tehlikeli Anlar: 1 Tonluk Kapı Üzerlerine Devrildi
Çekimlerin henüz ikinci denemesinde oldukça tehlikeli ve talihsiz bir görünmez kaza yaşadıklarını vurgulayan milli güreşçi, koçbaşı ile kale kapısını kırma sahnesindeki detayları şu sözlerle anlattı:
"Karakterimizin gerektirdiği kostümleri giyip sete çıktık ancak ortama henüz tam adapte olamamıştık. Sahne gereği kuvvetimizi biraz fazla uygulayınca, yaklaşık 500 kilo ağırlığındaki devasa kapı üzerimize doğru devrildi. Yanındaki diğer kapıyla birlikte toplam ağırlığı 1 tona ulaşan bu kütle bizi ezebilirdi. Allah’tan kapı diğer tarafa yaslandı ve Rıza hızlıca altına girdi. İkimiz de ağır sıklette yüksek ağırlıklar kaldıran sporcular olmamıza rağmen, iki pehlivan o kapıyı yerinden zor kımıldattık. Bizi ciddi bir tehlikeden koruyan bu an, sahnelerin son derece gerçekçi görünmesini sağladı."
"Güreş Osmanlı'da Hayatın Tam Merkezindeydi"
Dizide ata sporu güreşin doğru temsil edilmesine ayrı bir parantez açan Taha Akgül, Osmanlı döneminde Yeniçerilerin sürekli güreş talimleri yaptığını ve savaş meydanlarında kılıçlar düştüğünde mücadelenin güreşle devam ettiğini hatırlattı. Güreşin hem bir Peygamber sporu hem de milli kültürün ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Akgül, milyonlarca izleyiciye ulaşan tarihi yapımlar aracılığıyla bu sporu genç nesillere sevdirmenin haklı gururunu yaşadıklarını dile getirdi.
"İşlerimizi Aksamadan Tadında Zirvede Bıraktık"
Set arkasında 450 kişilik dev bir ekibin gece gündüz demeden büyük bir emek harcadığına bizzat şahit olduklarını aktaran şampiyon sporcu, oyunculuk tecrübesinin kendisi ve ailesi için çok kıymetli bir anı olarak kalacağını belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden ve vatandaşlardan role devam etmeleri yönünde yoğun talepler aldıklarını da ekleyen Akgül, federasyon ve spor kariyerlerindeki yoğun tempo nedeniyle oyunculuk macerasını "tadında ve zirvede" noktaladıklarını sözlerine ekledi.