Yaklaşık bir yıldır yaşamını ABD'nin Los Angeles kentinde sürdüren Türk futbolunun ve A Milli Takım’ın unutulmaz isimlerinden, TFF eski yönetim kurulu üyesi Hamit Altıntop, sessizliğini Kaliforniya’da bozdu. Anadolu Ajansı’na (AA) özel bir röportaj veren deneyimli futbol adamı; 2026 FIFA Dünya Kupası’ndan milli takımın performansına, Süper Lig'deki kaos ortamından gelecekteki vizyon projelerine kadar çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Amerika'da Yeni Bir Dönem: "Yöneticilik Anlamında Kendimi Geliştiriyorum"
Altı çocuk babası olan Hamit Altıntop, son yıllarda yoğun mesai nedeniyle ihmal ettiği ailesine artık daha fazla zaman ayırdığını belirterek sözlerine başladı. ABD’deki günlerini sadece dinlenerek değil, küresel spor endüstrisini yerinde inceleyerek geçirdiğini vurgulayan Altıntop, şu ifadeleri kullandı:
"Burada spor altyapısını, branşların kurumsal işleyişlerini, spor pazarlamasını ve küresel anlaşmaları yakından inceliyorum. Özellikle liderlik ve iletişim konularında ciddi bir mesai harcıyorum. Edindiğim yeni çevrelerin ve deneyimlerin, beni yöneticilik anlamında çok daha donanımlı bir noktaya taşıdığına inanıyorum."
Futboldan uzaklaştığı yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayan Altıntop, oyunun her zaman hayatının merkezinde olduğunu, şu anda dışarıdan bir göz olarak geçmişi analiz edip Türkiye için gelecek projeleri tasarladığını dile getirdi.
"Yeni Nesil Bizim Hatalarımızı Yapmamalı"
Türk futbolunun en büyük yapısal sorununun "sürdürülebilirlik" olduğunu ifade eden Altıntop, hedefleriyle ilgili açık konuştu. Gelecekte Türk futbolunda yeniden sorumluluk alabileceğini işaret eden futbol adamı, istikrarın şifresini şu sözlerle verdi:
"Federasyondaki 63 aylık görev süremde şunu çok net gördüm: Tek başınıza kalıcı bir başarı elde edemezsiniz. Doğru paydaşlar, doğru bir yapı ve sağlıklı bir ortam şart. Bunun en somut örneği Hırvatistan. Sadece 4 milyon nüfusuyla son 20 yıldır her turnuvada varlar ve oyuncularını sürekli parlatıyorlar. Bizim de isimler üzerinden tartışmayı bırakıp, ülkenin ortak menfaati için tüm birikimimizi tek bir potada eritmemiz gerekiyor. Aksi halde bir adım ileri, iki adım geri gitmeye mahkûm kalırız."
Altıntop, "Gelecekte TFF Başkanlığı hedefiniz var mı?" sorusuna ise net bir yanıt verdi: "Mevcut şartlarda hayır. Hak ettiğiniz sevgi ve saygıyı gördüğünüz bir ortamda bu düşünülebilir ancak kendimi birilerine kabul ettirmek gibi bir kaygım yok."
Dünya Kupası Özeştirisi: "Zihinsel Eksiklik Hissediyordum"
A Milli Takım'ın 24 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası’ndaki performansına da değinen Altıntop, turnuva öncesinde bazı sinyalleri aldığını itiraf etti. Takımın zihinsel olarak tam anlamıyla hazır olmadığını hissettiğini belirten eski yönetici, elenişin perde arkasını şu sözlerle özetledi:
"Karakter olarak takım oyunundan, bireysel oyuna dönmeye çok meyilli bir yapımız var. Bu durum sadece futbolcuyla sınırlı değil; aile, menajer, kulüp ve medya sarmalından oluşan geniş bir çevreyle alakalı. Turnuvadan elenmek hepimizi derinden üzdü. Büyük liglerde oynamak yetmiyor; en üst sahnede farkı karakterler belirler. Orada egolara yer yoktur, sadece Türkiye temsil edilir."
Takımın motivasyonunu artırmak adına radikal bir çözüm önerisi sunan Altıntop, "Geçenlerde bir arkadaşıma sordum: 'Dünya Kupası'nda yarı final ya da final oynayacağını bilsen telefonunu 45 gün kapatır mıydın?' Cevabı 'Evet' oldu. Ben de o kadroda olsaydım, muhtemelen oyuncuların telefonlarını kapattırırdım" diyerek odaklanmanın önemine vurgu yaptı.
Montella, Hakan Çalhanoğlu ve Deniz Undav Dosyası
Teknik direktör Vincenzo Montella’ya sahip çıkan Altıntop, İtalyan çalıştırıcının kısa sürede hem Avrupa Şampiyonası hem Dünya Kupası tecrübesi yaşayarak başarılı bir grafik çizdiğini ve sorunun şahıslar olmadığını savundu. Kaptan Hakan Çalhanoğlu’na yönelik eleştirilerin bazen sevginin getirdiği bir doz aşımı olduğunu belirten Altıntop, asıl önemli olanın bundan sonraki süreçte sergilenecek duruş olduğunu söyledi.
Yurt dışındaki Türk yeteneklerin milli takıma kazandırılması sürecine de değinen Altıntop, Alman Milli Takımı'nı seçen Deniz Undav ile ilgili ilk kez konuşarak şu açıklamayı yaptı:
"Stefan Kuntz döneminde Deniz Undav ile bizzat temas kurdum. Ancak kendisi ilk görüşmemizde çok net bir şekilde farklı hedefleri olduğunu ve kariyerini o yönde şekillendirmek istediğini belirtti. Kararına saygı duyduk. Tıpkı Deniz Gül, Can Uzun ve Aral Şimşir gibi onu da kazanmak için sonuna kadar uğraştık; bu konuda vicdanımız son derece rahat."
Süper Lig İçin Kaos Uyarısı: "İçerik Odaklı Olmalıyız"
Dünya Kupası'nın genel hatlarıyla keyifli geçtiğini; Fas’ın tutkusunu, Fransa’nın hücum gücünü ve Lamine Yamal gibi genç yetenekleri hayranlıkla izlediğini belirten Altıntop, Türk futbolunun yerel sahnesine de önemli uyarılarda bulundu:
"Süper Lig'de heyecan yüksek ama kaliteyi artırmak zorundayız. Kavga, gürültü ve içi boş polemiklerden acilen sıyrılıp tamamen saha içine, yani içeriğe odaklanmalıyız. Masada güçlü olmak ve sürdürülebilir başarılar yakalamak istiyorsak, önce sunduğumuz futbol ürününün değerini artırmalıyız."