Almanya altyapısından yetişip Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor gibi kulüplerde derin izler bırakan Serhat Umar, yaklaşık 5 sezondur tecrübeli teknik adam Michael Skibbe’nin en yakın çalışma ortağı olarak görev yapıyordu. Son olarak Japonya 1. Futbol Ligi (J1 League) ekiplerinden Vissel Kobe’de Skibbe’nin birinci yardımcısı olarak fırtına estiren 43 yaşındaki başarılı antrenör, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından düzenlenen zorlu eğitimi başarıyla tamamlayarak UEFA Pro Lisansı’nı aldı.
Yardımcı antrenörlük döneminde 400’den fazla profesyonel karşılaşmanın taktiksel sorumluluğunu üstlenen Umar, edindiği devasa birikimi artık birinci adam olarak sahaya yansıtma kararı aldı. Birikimini kendi vizyonuyla harmanladığını belirten genç çalıştırıcı, teknik direktörlük yolculuğuna başlamak için adeta gün sayıyor.
"400 Maçlık Tecrübe ve Tam Donanımla Taktik Tahtasının Başına Geçiyorum"
Kariyerindeki kırılma noktasını değerlendiren Serhat Umar, birinci adamlığa geçiş sürecini aceleye getirmediğini ve tamamen hazır olmayı beklediğini vurguladı. Uzun yıllar birlikte çalıştığı Skibbe ile sürekli iletişim halinde olduğunu ve tecrübeli Alman teknik adamın da bu kararını sonuna kadar desteklediğini belirten Umar, şu ifadeleri kullandı:
"Yıllarca yardımcı antrenör olarak birlikte çalıştığım her isimden benzersiz detaylar öğrendim ve zamanla kendi futbol anlayışımı inşa ettim. Kulübede geçirdiğim 11 yıllık süreçte 400'ün üzerinde müsabakada görev aldım. Teknik direktörlüğe adım atmadan önce tam donanımlı olmayı ve UEFA Pro Lisansı’nı tamamlamayı şart koşmuştum. Artık kendimi her anlamda hazır hissediyorum. Önümüzdeki süreçte vizyonuma ve felsefeme hitap eden doğru bir projeyle sahalarda birinci adam olarak yer alacağım."
Güneşin Doğduğu Ülkeden Türk Futboluna Mesaj: "Sabır En Büyük Anahtar"
Uzak Doğu'da geçirdiği 4,5 yıllık zaman diliminde 3 kupa kaldıran ve son olarak Vissel Kobe ile şampiyonluk sevinci yaşayan başarılı çalıştırıcı, Türk futbolu ile Japonya futbol yapısı arasındaki en temel farkın sabır duygusu olduğunu dile getirdi. Türkiye’de genç teknik adamların önemli başarılara imza attığına dikkat çeken Umar, yönetici bazındaki sabırsızlığın gelişim önüne engel teşkil ettiğini savundu.
Japonya'da teknik adamlara uzun soluklu bir çalışma ortamı sağlandığını ve bunun karşılığında sürdürülebilir başarılar elde edildiğini vurgulayan genç antrenör, Türk kulüplerinin de genç ve kendisini yetiştirmiş teknik adamlara daha fazla güvenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Uzak Doğu Pazarı Türk Kulüpleri İçin Büyük Bir Fırsat Kapısı

Japon futbolcuların yüksek iş ahlakı ve disiplinli yapılarının Avrupa’nın dev liglerinde büyük kabul gördüğünü hatırlatan Serhat Umar, Türk takımlarına da transfer stratejileri konusunda çağrıda bulundu.
Süper Lig ekiplerinin Uzak Doğu pazarına yeterince odaklanmadığını ifade eden deneyimli antrenör, Japonya’dan yapılacak doğru transfer hamlelerinin hem saha içinde yüksek verim sağlayacağını hem de kulüp ekonomilerine önemli katkılar sunacağını belirtti. Özellikle adaptasyon sürecinin hızlanması adına bu pazardan aynı anda iki oyuncu transfer edilmesinin başarı şansını katlayacağına dikkat çekti.