Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, test süreçlerinde katettiği aşamalarla küresel savunma kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Kanat altı yüklemelerinin ardından dahili silah istasyonundan gerçekleştirdiği mühimmat atışlarıyla kabiliyetlerini kanıtlayan platform, ABD’li eski savaş pilotlarının kapsamlı analizine konu oldu.
Eski F-16 ve F/A-18 pilotu C.W. “Mover” Lemoine ile eski F/A-18 Hornet pilotu Trevor “Gonky” Hartsock, KIZILELMA’nın son testlerini ve operasyonel potansiyelini değerlendirdi. Deneyimli isimler, uçaktan yapılan mühimmat bırakma testlerinin ulaştığı seviyenin hava-hava ve hava-yer görev konseptleri açısından son derece kritik olduğunu ifade etti.

Radar Görünürlüğünü Minimuma İndiren Hamle
Geçtiğimiz dönemde TEBER-82 ve TOLUN-P mühimmatlarıyla gerçekleştirilen gövde içi atış testlerini değerlendiren Gonky, dahili mühimmat kullanımının hayalet (stealth) mimari açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Harici istasyonlarda taşınan mühimmatların uçağın radar kesit alanını (RCS) artırdığını belirten eski pilot, gövde içi kullanımın düşük görünürlüğü korumadaki rolünü vurgulayarak test görsellerini “oldukça havalı” olarak nitelendirdi.
Hava savunma sistemlerinin yoğun olduğu yüksek tehditli bölgelere insan hayatını riske atmadan sızabilme yeteneğinin önemine değinen uzmanlar, KIZILELMA’nın derin taarruz görevlerinde stratejik bir koz haline geleceğinin altını çizdi.

Hava-Hava Muharebesinde Bir İlk
Platformun çok yönlü yapısına işaret eden pilotlar, KIZILELMA’nın daha önce MURAD AESA radarı ve GÖKDOĞAN görüş ötesi füzesiyle jet motorlu hedefi imha ettiği tarihi teste atıfta bulundu. Bu başarıyla KIZILELMA’nın bir hava hedefini füzeyle vuran ilk avcı sınıfı insansız platform olarak literatüre geçtiği hatırlatıldı. Hem hava-hava hem de hava-yer mühimmatlarını etkin kullanabilmesi, Türk platformunun çok görevli yapısını gözler önüne seriyor.

“Müfrez Destek Uçağı Değil, Hava Kuvvetinin Kendisi”
Geleceğin hava harp doktrinini değerlendiren Lemoine, KIZILELMA gibi sistemlerin yalnızca insanlı uçaklara eşlik eden “loyal wingman” (sadık kanat adamı) rolüyle sınırlandırılmaması gerektiğini savundu. Yüksek otonomi ve yapay zeka entegrasyonu sayesinde bu tür platformların doğrudan hava kuvvetlerinin ana omurgasını oluşturabileceğini belirten Lemoine, pilot eğitim maliyetlerini düşüren bu konseptin birçok ülke için maliyet-etkin bir çözüm sunacağını vurguladı.

Gonky ise Türkiye’nin insansız hava araçları teknolojisindeki hızlı ilerleyişini “şaşırtıcı” olarak yorumlarken, KIZILELMA için “Olası bir çatışmanın ilk gününde sahada görmek isteyeceğiniz türden bir sistem” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, platformun bir sonraki gelişim aşamasında çoklu uçuş konseptiyle büyük ölçekli tatbikatlarda boy göstermesini beklediklerini aktardı.