Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Konferansı’nda yayımlanan “Oyunlarda İslamofobi” kitapçığına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dijital oyunların masum birer eğlence aracı olmaktan çıkıp ideolojik birer silaha dönüştüğünü belirten Kılıç, "Kutsal sembollerimizin olumsuz bağlamlarda kullanılması, bilinçli bir algı operasyonudur. Gençlerimizi bu sinsi tuzaklara karşı korumak zorundayız" dedi.
Kutsal Değerlere Yönelik Sinsi Sahneler İfşa Edildi
Bakanlık tarafından Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan rehberde, dünyanın en çok satan oyun serilerindeki şok edici detaylar tek tek sıralandı. İşte o tartışmalı yapımlar ve içerikleri:
Guitar Hero-3: Karakterler, sahenin tam ortasında yer alan Arapça "Allah" ibaresinin üzerinde dans ettiriliyor.
Devil May Cry 3: Müslümanların kıblesi olan Kabe’nin kapısı, şeytan kulesine girişin sembolü olarak kullanılıyor.
Resident Evil: Hz. Muhammed'in mezarının kapısı kötülüğün kaynağı gibi gösterilirken, Kur'an-ı Kerim raflarda değil yerlerde sergileniyor.
Call of Duty: Bir oyun sahnesinde, harabe bir evin tuvaletinde hadis-i şerif yazılı bir çerçeve klozetin üzerine asılmış halde bulundu. (Tepkiler üzerine kaldırıldı.)
“Öldür ve Puan Kazan!”: Şiddet ve İslam Karşıtlığı
Raporda, dini değerlerin sadece görsel değil, ses ve görev bazlı olarak da hedef alındığı belirtildi:
Serious Sam: Yaratıkların Hz. Ali’nin kabrinden türediği kurgulanarak, oyuncunun kabre saldırması isteniyor.
Zack & Wiki / Counter Strike: Düşmanlar ya da teröristler ölürken veya yaralanırken "Allahu Ekber" sesi çıkarıyor.
Minarett Attack: Oyuncunun, İsviçre şehirlerinde yükselen minareleri ve müezzinleri vurdukça puan kazandığı bir kurgu sunuluyor.
Muslim Massacre: Oyunun temel amacı çarşaflı kadınları ve sakallı erkekleri öldürmek; finalde ise Hz. Muhammed’e saldırılması isteniyor.
Ebeveynlere "Dijital Bilinç" Çağrısı
Bakan Kılıç, dijital oyun sektöründeki bu içeriklerin çocukların bilinçaltında kalıcı hasarlar bırakabileceğine dikkat çekti. İslam dünyasının bu tür içeriklere karşı kolektif bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, içerik üreticilerinin kültürel hassasiyetler konusunda daha sorumlu davranması gerektiğini vurguluyor.