Türk savunma sanayii uluslararası basında dikkat çekmeye devam ediyor. ABD merkezli savunma yayın organlarının değerlendirmelerine göre Türkiye, deniz platformları üretimi ve otonom harp sistemleri alanında önemli eşikleri geride bırakıyor.
ARES Tersanesi’nin Körfez’de planladığı yeni yapılanma ve STM’nin gerçekleştirdiği canlı mühimmatlı sürü drone testi, analizlerde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Körfez’de Kalıcı Üretim Hamlesi
Breaking Defense’in aktardığı bilgilere göre ARES Tersanesi’nin Suudi Arabistan merkezli yeni şirketi ARES Naval, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) bölgesinde uzun vadeli bir üretim ve bakım altyapısı kurmayı hedefliyor.
Analize göre Dammam ve Cidde kentlerinde iki ayrı tersane kurulması planlanıyor. Bu tesislerin, deniz platformlarının üretimi ile bakım-onarım faaliyetlerini kapsayan kalıcı bir savunma altyapısı oluşturması amaçlanıyor. Şirket hisselerinin büyük bölümünün ARES’te kalacağı, Suudi deniz projelerinde ana yüklenici konumundaki Sofon ile de iş birliği yürütüleceği ifade ediliyor.
ABD basınındaki değerlendirmelerde GCC ülkelerinin, ARES için gelecekte en önemli ihracat pazarlarından biri olabileceği vurgulanıyor.
ULAQ Detayı Dikkat Çekti
Dimdex 2026 fuarında Katar sahil güvenliği standında sergilenen 11 metrelik ULAQ insansız deniz aracının ISR versiyonu da analizlerde yer buldu.
Elektro-optik direktör ve uzaktan komutalı silah sistemiyle donatılan platformun; göç kontrolü ve arama-kurtarma görevlerinde kullanılabildiği belirtildi. Bu detay, Türkiye’nin insansız deniz sistemlerinde de bölgesel açılımını güçlendirdiği şeklinde yorumlandı.
Ankara’da Otonom Sürü Testi
ABD merkezli yayın organlarında geniş yer bulan bir diğer gelişme ise STM tarafından Ankara’daki atış ve eğitim alanında gerçekleştirilen canlı mühimmatlı sürü drone testi oldu.
Analize göre KARGU mühimmatları, tek operatör komutasında otonom şekilde görev bölgesinde alt gruplara ayrılarak üç ayrı hedefe eş zamanlı saldırı düzenledi. Her platformun anti-personel harp başlığı taşıdığı ve tamamen yerli algoritmalarla geliştirilen sürü mimarisi üzerinden veri paylaşımı yaptığı aktarıldı.
Yorumlarda, testin otonom sistemler ve sürü harp konsepti açısından dönüm noktası niteliğinde olduğu ifade edildi.
NATO Üyesine Teslimat ve Yeni Sistemler
Defence Post’un aktardığı bilgilere göre Temmuz 2025’te altı KARGU’dan oluşan karma yüklü otonom sürü operasyonu başarıyla icra edildi. Ayrıca sistemin ismi açıklanmayan bir NATO üyesine teslimatı için sözleşme imzalandığı bildirildi.
Kasım 2025’te Skydagger şirketi tarafından ağ tabanlı iletişim ve elektronik karıştırma karşıtı teknolojiye sahip Toyca-05 sürü kamikaze İHA’nın tanıtıldığı da analizlerde yer aldı.
HAVELSAN ise otonom seyrüsefer kabiliyetine sahip, güdümlü mühimmat fırlatabilen Barkan-2 insansız kara aracını sergileyerek sürü konseptini kara-hava entegrasyonuna taşıdı.
“Çok Alanlı Otonom Kapasite” Vurgusu
ABD’li savunma uzmanlarının değerlendirmelerine göre Türkiye; KARGU, Toyca-05 ve Barkan-2 gibi sistemlerle otonom harp teknolojilerinde çok alanlı bir kapasite inşa ediyor.
Deniz, hava ve kara platformlarında eş zamanlı ilerleme kaydedilmesi, Ankara’nın harp konseptinde yeni bir aşamaya geçtiği şeklinde yorumlanıyor.
Körfez’de planlanan tersane yatırımları ile otonom sürü sistemlerindeki atılımlar bir araya geldiğinde, Türk savunma sanayiinin uluslararası ölçekte genişleyen etkisi daha net görülüyor.