Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda milat sayılan 1 Nisan 2026 tarihi, ülkedeki mobil iletişim alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de 5G altyapısının devreye alınmasının ardından geçen kısa sürede, yeni nesil teknolojiye geçişin beklenenin çok üzerinde bir hızla gerçekleştiğini duyurdu. Güncel verileri paylaşan Bakan Uraloğlu, ülke genelindeki 5G abone sayısının adeta çığ gibi büyüyerek kritik bir eşiği geride bıraktığını ifade etti.
2.5 Aydan Kısa Sürede 42 Milyon Abone
Bakan Uraloğlu, dijital adaptasyon gücünün en somut göstergesi olan güncel kullanıcı verilerini şu sözlerle kamuoyuna aktardı:
"Bugün itibarıyla 5G abone sayımız, teknolojinin hizmete sunulmasının üzerinden daha 2,5 ay bile geçmeden 42 milyona yaklaştı. Bu rakam, kabaca ülke nüfusumuzun yarısına denk geliyor. Vatandaşlarımızın bu yeni nesil hıza gösterdiği rekor seviyedeki uyum, Türkiye'nin dijital dönüşümdeki kararlılığını ve toplumumuzun yenilikleri kucaklama potansiyelini tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştır."
Açıklanan resmi verilere göre Türkiye'deki genel iletişim altyapısında da tarihi rekorlar kırılıyor. Ülke genelindeki toplam mobil abone sayısı 100 milyon sınırına dayanırken, genişbant internet kullanan aktif vatandaş sayısı ise 98 milyona ulaşmış durumda.
5G Sadece İnternet Hızı Değil, Endüstriyel Bir Devrimdir
Yeni nesil bağlantı teknolojisinin sadece bireysel akıllı telefonlardaki internet hızını artırmakla kalmadığına dikkat çeken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, bu teknolojinin sanayiden sağlığa, medyadan otonom ulaşım sistemlerine kadar çok geniş bir sektörel yelpazede köklü yapısal değişimler tetiklediğini belirtti.
Küresel ölçekteki ekonomi ve teknoloji raporlarına atıfta bulunan Uraloğlu, 5G ekosisteminin küresel finansal sistem üzerindeki geleceğini şu verilerle özetledi:
"Küresel projeksiyonlar, 5G teknolojisinin 2030 yılına kadar dünya ekonomisine doğrudan 1,3 trilyon dolarlık devasa bir katma değer sağlayacağını öngörüyor. Bununla da kalmayıp, yine aynı döneme kadar dünya çapında 3,8 ila 4,6 milyon arasında yeni ve nitelikli istihdam alanı oluşturması bekleniyor. Türkiye olarak biz de bu küresel pastadan hak ettiğimiz payı almak ve üretim süreçlerimizi akıllandırmak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz."