Bartın Üniversitesi, sağlık ve çevre teknolojilerinde çığır açacak dört yeni projesiyle TÜBİTAK’tan onay alarak bilimsel araştırma kapasitesini bir üst seviyeye taşıdı.
Bartın Üniversitesi (BARÜ), akademik dünyadaki yenilikçi vizyonunu TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında kazandığı dört yeni projeyle taçlandırdı. Sağlık, biyoteknoloji ve sürdürülebilir çevre alanlarına odaklanan bu çalışmalar, toplumsal sorunlara bilimsel temelli çözüm önerileri getirmeyi hedefliyor.
Yara iyileşmesinde doğal çözüm arayışı
Biyoteknoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu liderliğindeki ekip, probiyotik bakterilerden elde edilen ekzopolisakkaritlerin yara iyileştirme süreçlerindeki etkinliğini mercek altına alıyor. Yeni nesil doğal biyomalzemeler geliştirmeyi amaçlayan bu çalışma, özellikle antioksidan ve antibakteriyel özellikleriyle modern tıbba alternatif bir destek sunmayı planlıyor.
Alzheimer ve diyabet için yeni ilaç adayları
Üniversitenin sağlık alanındaki çalışmaları, kronik hastalıklarla mücadelede de hız kesmiyor. Doç. Dr. Parham Taslimi, Alzheimer hastalığına karşı çoklu hedefli ilaç tasarımı üzerine yoğunlaşırken, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian diyabet tedavisinde devrim yaratabilecek yeni nesil moleküllerin sentezlenmesi için kolları sıvadı. Her iki proje de biyokimya ve farmakoloji disiplinlerini birleştirerek, geleceğin tedavi yöntemlerine zemin hazırlıyor.
İklim değişikliğine karşı biyolojik kalkan
Çevre bilimleri alanında ise Arş. Gör. Eren Baş, iklim krizinin tetiklediği kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılığı artıracak biyolojik yöntemler geliştiriyor. Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) uygulamalarıyla orman ve mera ekosistemlerini korumayı hedefleyen bu araştırma, sürdürülebilir tarım ve toprak sağlığı için kritik veriler sunacak.
Rektör Akkaya’dan akademisyenlere tam destek
Üniversitenin artan bilimsel üretkenliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, projelerde emeği geçen tüm akademisyenleri tebrik etti. Akkaya, toplumsal fayda odaklı bu tür çalışmaların, BARÜ’nün araştırma ekosistemini güçlendirdiğini ve bilim dünyasındaki saygınlığını pekiştirdiğini vurguladı.