Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Bir tık, bir damla: Yapay zeka doğal su kaynaklarını tüketiyor

Bir tık, bir damla: Yapay zeka doğal su kaynaklarını tüketiyor

BTK’ya göre yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan ileri seviye donanımlar, geleneksel soğutma yöntemlerini yetersiz bırakıyor ve temiz su tüketimini kaçınılmaz hale getiriyor.

KAYNAK: AA

Yapay zeka sistemleri için kurulan veri merkezleri son dönemde tükettiği su miktarıyla gündeme geliyor. Veri merkezlerinde yaşanan aşırı ısınmaların önüne geçmek için ise büyük oranda temiz sudan faydalanılıyor.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Veri Merkezi Mühendisi İbrahim Geylan, yapay zekadan önce veri merkezlerinin web, veri tabanı ve bulut sistemler gibi yüksek rack kapasitesi (kabin yoğunluğu) gerektirmeyen klasik merkezler olduğunu söyledi.

Bu donanıma sahip veri merkezlerini geleneksel yöntemlerle soğutmanın mümkün olduğunu dile getiren Geylan, şöyle konuştu:

“Ancak hayatımıza yapay zekanın girmesiyle birlikte donanım ihtiyaçlarımız değişti. Çünkü hyperscale veri merkezlerinde yapay zeka/makine öğrenmesi sistemleri, HPC (High Performence Computing) donanımları kullanıldığı için rack kapasiteleri 40-150+ kw seviyelerindedir. Bu da çok yüksek ısıların oluşmasının sebebidir. Bundan dolayı yapay zeka veri merkezlerinde geleneksel havalı soğutma sistemleri yerine evoparatif- adyabatik soğutma sistemleri kullanılır. Bu soğutma sistemleri yüksek miktarda su tüketimi gerçekleştirir.”

saf temiz su kullanılıyor

Soğutma sistemlerinde kullanılan suyun temiz su olduğuna işaret eden Geylan, çünkü soğutma sisteminin kireçlenmemesi, borularının tıkanmaması gerektiğini vurguladı. Geylan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hatta kendimizden bir örnek verecek olursak, biz veri merkezi altyapı profosyonelleri, klasik hava soğutmalı veri merkezinde yaz aylarında hava sıcaklıkları arttığı dönemlerde kullanmak üzere dış ünitelere spreyleme sistemi yaparız. Normalde sistemin doğal yapısında yoktur. Ancak sıcaklık artışında bir nefes olması için kullanırız. Bu sistemde kullandığımız tesisat suyu, bag filtreden geçer, arıtma sisteminden geçer ve yumuşatılır, en son olarak da kartuş filtrelerden geçer ve kondansere öyle püskürtülür. Yani diyebilirim ki içtiğimiz sulardan bile daha saf hale gelir. Adyabatik soğutmada ve soğutma kulelerinde bu su çok daha fazla tüketilir." şeklinde konuştu.

SİSTEMDEKİ SU TEKRARDAN KULLANILMIYOR

İbrahim Geylan, soğutma sisteminde kullanılan suyun tekrar kullanılamadığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Su buharlaşıp havaya karışıyor. Aslında yok olmuyor faz değiştiriyor, ancak yeryüzünden atmosfere karışmış oluyor. Burada iki tane önemli yan etkiden bahsetmeliyiz. Hem yeryüzündeki temiz kullanım suyunu veri merkezlerinde harcıyoruz ve kaynakları tüketiyoruz hem de bulunduğumuz coğrafyanın ikliminin değişimine sebep oluyoruz. İklim değişikliği bitki örtüsü, toprak yapısı, üretilen mahsul gibi bir çok noktada değişikliğe sebep olmaktadır. Kısacası bir kişinin yapay zekada yapacağı bir görsel oluşturmanın sonucunun nerelere varacağını görmekteyiz."

Soğutma sistemi teknolojilerinde sürekli iyileştirme çalışmaları yapılmaya çalışıldığını anlatan Geylan, bir sistemin faydalı olabilmesi için sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.

soğutma sistemleri üzerine çalışmalar sürüyor

Geylan, yüksek enerji maliyetleri ve su gibi doğal kaynakların tüketimi nedeniyle "sürdürülebilir yapay zeka" kavramının ortaya çıktığını anlatarak, şunları kaydetti:

"Veri merkezi altyapı sistemleriyle ilgilenenler genellikle PUE (Power Usage Effectiveness - Enerji Kullanım Verimliliği) ve WUE (Water Usage Effectiveness - Su Kullanım Verimliliği) ile ilgilenmeye başladı. Düşük PUE maalesef karşımıza yüksek WUE olarak gelmektedir. Burada elektriğin yerine su kullanımıyla soğutma yapmak daha kolay ve daha maliyeti düşük olduğundan tercih ediliyor. Günümüzde deniz suyunun burada nasıl kullanılabileceği noktasında araştırmalar ve tartışmalar var. 

Özellikle yüksek kw değerlerine sahip veri merkezleri için geliştirilen "İmmersion Cooling" (Daldırma tipi soğutma sistemleri) sistemler bu sıralar çok göz önünde. IT cihazlar doğrudan dielektrik bir sıvının içine daldırılır ve çipler üzerinden ısı transferi gerçekleşir. Burada dielektrik sıvı kapalı bir çevrim gerçekleştirdiği için tekrar kullanılır. Hem elektrik enerjisi noktasında hem de su kullanımında bu sistemler çok tasarruflu görünüyor. Halen geliştirilen bu sistem ile dünyamız kaynak tüketimini biraz da olsa azaltırız."